Ortodontik Problemler ve Ortodontik Tedaviler

Paylaş:

Ortodonti, alt ve üst çeneler ile diş çapraşıklıklarının düzeltilmesi ile ilgilenen bir diş hekimliği branşı olarak geçer. Ortodonti, dişler ve çenelerin fonksiyon ve estetiğini en uygun ve en idealine ulaştırarak kişinin yaşam kalitesini yükseltmesine de yardım eden bir alandır.

Kişi hangi yaşta olursa olsun, tedavi edilmeyen ortodontik sorunlar, gittikçe daha da ciddi bir düzeye gelir. Çapraşık ve kötü pozisyonlanmış dişleri temizlemek daha güçtür bu sebeple de, periodontal (dişeti) hastalıklara yakalanma ve diş çürüğüne bağlı olarak dişlerin erken kaybedilmesi riskleri daha da artar. Bunun dışında çene kaslarında daha fazla baskıya yol açarlar; çene eklemi bozukluklarına  sebep olurlar. Bu durum da sırtta, başta ve omuzda ağrılara meydana getirebilir. Bunların dışında bozuk kapanışlar ve erken diş temasları ise, diş yüzeylerinin normal olmayarak aşınmasına, çiğneme ve konuşmada güçlüklere, dişlere gereğinden fazla basınç oluşmasına, bunun neticesinde de kök ucu lezyonlarının oluşmasına, destek kemik ve diş eti dokularının harabiyetine sebep olur.

Çapraşık dişler tüm bu sağlık sorunları dışında, dış görünüşü de olumsuz yönde etkiler. Bu da kişinin rahatça gülememesine ve güveninin zedelenmesine yol açar.  Ortodontik tedavi ile daha sağlıklı bir ağız yapısına, daha estetik bir görünüme ve daha uzun süre ağzınızda kalacak dişlere sahip olmak mümkündür.

Ortodontik tedavisine ihtiyacınız olduğuna yalnızca diş hekimi veya ortodontist karar verebilir. Kapsamlı medikal ve dental özgeçmiş, ağız ve diş muayenesi , çene modellerinizin oluşturulması ve özel olan çeşitli röntgen filmleri ve fotoğrafların çekilmesi gibi birçok tanı tekniğini kapsayan bir muayene ardından, ortodontik tedaviye gereksinim duyulup duyulmadığı ve şayet öyleyse uygulanacak tedavinin türü belirlenebilir.

Özellikle bir hekime başvurmak için geç kalınmaması gereken durumlar ise aşağıdaki gibidir;

  • Dengeli olmayan yüz ve çene yapısı
  • Ağızdan solunum
  • Parmak emme, tırnak yeme, yanak – dudak ısırma gibi kötü alışkanlıklar
  • Uzun süre emzik ve biberon kullanma
  • Çiğneme ve konuşmada zorlanma
  • Aşırı ileride veya geride konumlanan çene yapıları
  • Önde konumlanmış dişler (fırlak)
  • Çapraşık, yanlış yerde konumlanmış dişler veya ağız içinde hiç yer almayan (gömük) dişler
  • Süt dişlerin erken ya da geç kayıpları
  • Alt ve üst dişlerin hiç temas etmemesi ya da aşırı biçimde birbirini içine alması

Çocuklarımızın ilk ortodontik tedavisi yedi yaşına kadar yapılmış olmalıdır. Bu yaşta dişler düzgün hizalanmış olarak gözükseler dahi gizli bir kapanış sorunu mevcut olabilir. Çocuklar yedi yaşını geçmiş dahi olsa kesinlikle ortodontik muayenesinin yapılmasında fayda olur. Erken yaşta yapılan kontroller oldukça önemlidir.

Küçük yaşta başlanan ortodontik tedaviler, hasta ve hekim açısından oldukça faydalı sonuçlar doğurur. Ancak, erişkin yaştaki insanlara da ortodontik tedaviler uygulanır. Kişi sağlıklı diş, dişeti ve çevre kemik dokusuna sahip olduğu taktirde her yaşta ortodontik tedavi yapılabilir. Bu şartlara uygun her yaştaki hastaya yapılan tedavi başarılı sonuçlar verir. Ortodontik tedavilerin süresi hastaya göre değişebilir. Ancak ortalama olarak 6 ay ile 36 ay arası değişebilmektedir. Fakat bu süre kişinin büyüme ve gelişim dönemine, kapanış bozukluğunun şiddetine, hastanın ağız bakımına, tedaviye uyumuna, hekim ile uyumuna bağlı olarak değişebilir. Apareylere alışma sürece 7-10 gün arasında olmaktadır.

Ortodontik tedaviler muhakkak bir alanında uzman bir kişiye yaptırılmalıdır.

Dişleri hareket ettirmek, kasları ya da çenelerin büyümesini etkilemek için uygulanabilecek tedavi sabit ya da hareketli olabilir. Bu tedaviler dişlere ya da çenelere çok hafif kuvvetler uygulanarak gerçekleştirilir. Sorunun şiddetine göre tedavi şekline karar verilir.

Sabit uygulamalar ise aşağıdaki gibidir:

Braketler: En  yaygın olarak uygulanan teknik olan olan braket takılması teller, braketler ve lastikler kullanılarak yapılır. Braketler dişlerin üzerine yapıştırılır. Teller ise braketlerden geçirilir ve dişlere kuvvet uygular. Bu sayede dişler aşamalı aşamalı hareket ettirilerek düzgün konumlandırılmaları sağlanır. Tedavi birkaç ay ya da birkaç sene devam edebilir. Her ay ayarlamalar yapılır ve dişlerdeki düzelmenin istenilen şekilde olması sağlanır. Günümüzde uygulanan braketler, daha hafif ve daha az metal barındırır. Çocukları motive için çeşitli renklerde ve yetişkinler için şeffaf olarak üretilmektedir. Bunların yanı sora lingual yöntem olarak isimlendirilen ve dişlerin damak ve dil tarafındaki yüzeylerine uygulanan braket sistemleri de mevcuttur.

Hareketli Apareyler ise şunlardır:

Alignerlar (braketsiz tedavi-şeffaf teller): Yetişkinler için braket takılarak uygulanan sabit tedaviye alternatif olarak dişleri aynı hizaya sokmak için braketler ve teller olmadığından birçok ortodontist tarafından tercih edilmektedir. Alignerlar çoğunlukla şeffaf yapıda olur ve yemek yemek, diş fırçalamak ve diş ipi kullanmak için çıkarılırlar.

Çeneyi tekrar konumlandırmak için geliştirilmiş apareyler: Splint ismi verilen bu aygıtlar alt çeneye ya da üst çeneye yerleştirilirler ve çenenin daha iyi bir pozisyonda kapanmasına fayda sağlarlar. Eklem bozukluklarını düzeltmek için de uygulanırlar.

Çene genişletici vb.: Üst çenenin genişlemesi  işine yarayan bir aygıttır. Damağa oturan plastik bir malzemeden yapılmıştır. Vidalarla uygulanan kuvvet ile damak altındaki kemik hareket ederek açılır.

Hareketli Pekiştiriciler: Tedavi tamamlandıktan sonra dişlerin yerini korumak ve eski haline dönmesini önlemek için kullanılan pasif apareylerdir. Biraz modifiye edilir ve parmak emme alışkanlığının bırakılması için de kullanılabilir.

Ortodontik tedavide hastaların uyması zorunlu kurallar nelerdir?

  • Ortodontik tedaviye başlamadan önce çürük dişlerin tedavi edilmesi ve diş etinin tam sağlıklı duruma getirilmesi şarttır.
  • Tedavide ortodonti uzmanı, koyduğu teşhise göre hastaya bir aparey uygular. Bu apareyler ya takıp çıkarılabilir ya da sabit türde olmaktadır. Uygulanan aparey takıp çıkarılabilen türde ise yemekler dışında gece ve gündüz düzenli olarak takılması (uyku dahil) gerekir. Takıp çıkarılan apareyler dişler gibi her yemekten sonra diş fırçası ve diş macunu ile iyice fırçalanıp temizlenmelidir.
  • Uygulama sabit olarak adlandırılan ve çıkmayan apareyler (braket) yapılmış ise yine aynı şekilde dişler her yemek ardından doğru bir şekilde fırçalanmalıdır. Düzenli diş fırçalama oldukça önem teşkil eder. Ortodontik tedavi dönemindeki hastada çürük görülme sıklığı artar ve yeterli temizlik sağlanmazsa braketlerin etrafında beyaz renkli lekeler meydana gelebilir. Fırçalama uygulaması braketlerin çevresinde birikinti kalmayana kadar sürdürülür. Diş etlerinin sağlığı da diş fırçalamanın doğru uygulanmasına bağlıdır.
  • Çok asitli içeceklerden (Kola, Fanta, Gazoz v.b.) kesinlikle uzak durmak gerekir. Bu gibi içecekler hem tellere hem de dişlere zarar verir ve çürük oluşma riskini artırır.
  • Çok yapışkan ve çok şekerli (sakız, lokum, karamel, jelibon v.b.) besinlerden uzak durulmalıdır. Bu gibi besinler braketlerin arasında kalır ve iyi temizlenemez. Bu sebeple de dişler daha kolay çürüyerek diş eti büyümelerine yol açabilir.
  • Çok sert besinlerin tüketilmesinde de uyulması gereken kurallar vardır. Misal olarak elma, armut benzeri meyve ve havuç, salatalık benzeri sert besinlerle tüketim şeklini değiştirmek gerekir. Isırarak değil küçük parçalar halinde arka dişler ile ya da rendeleyerek yemek gerekir. Kabuklu kuruyemiş, cips v.b. gibi sert besinleri ise tüketmemek gerekir. Sağlıklı besinlerde tüketim şekli değişirken, abur-cubur olarak isimlendirilen besinlerden kaçınılmalıdır.
  • Dişler kesinlikle Ortodontik fırçalar ve arayüz fırçaları ile fırçalanmalıdır. Gerekli durumlarda diş ipi kullanılmalıdır.
  • Braketlerin uygulanmasının ardından dişlerde hassasiyet ve ağrı, yanak içlerinde hafif yaralanmalar (pamukcuk ya da diğer adı ile aft) meydana gelebilir. Bu rahatsızlıklar bir hafta en fazla on gün süre içinde kendi kendine düzelecektir.
  • Hekimin kontroller esnasında önerilere uyulmalıdır.
  • Tedavi dönemi boyunca 4-5 haftada bir kontrolleri olacaktır. Tedavinin amacına ulaşabilmesi adına randevular aksatılmamalıdır.

Çapraşık Dişler

Dişlerdeki çapraşıklıkların sebepleri nelerdir?

Çocukluk döneminde süt dişlerin değişip, kalıcı dişlerin gelmeye başlamasıyla pekçik çocukta çapraşıklıklar meydana gelebilir. Bu durumun en önemli nedeni kalıtımdır. Fakat zamanında alınmayan çeşitli tedbirler de çapraşıklara seper olabilir. Dişlerdeki çapraşıkların sebepleri ve alınması gereken önlemler kısaca şu şekildedir;

1) Genetik olarak çocukta çene boyutuyla dişlerin genişlikleri arasında uyumsuzlukların olması ya da çenelerin gelişmesini olumsuz yönde etkileyen solunum yolu sorunları gibi etkenlerin bulunmasıdır. Çocuğun burun yollarındaki solunumu önleyen etkenler ilk olarak üst çenenin daha sonra da alt çenenin normal büyümesini etkiler ve dişlerin düzgün hizalanmasını önlerler. Bu durumda kesinlikle bir uzman diş hekiminin (ortodontist) müdahalesine ihtiyaç duyulur.

2) Dişlerdeki çapraşıklığın bir diğer sebebi de süt dişlerin normal değişme zamanı gelmeden çekilmesidir. Yerine diş çıkacak fikriyle tedavi edilebilir seviyedeki süt dişlerinin çekimi son derece yanlıştır.Çünkü bu dişler altlarından gelecek kalıcı dişlerin yerini korur ve bu şekilde de çapraşıklıkları önlerler.

3) Süt dişlerini ara yüzlerinde ortaya çıkan çürükler zamanında tedavi edilmez ise çevredeki dişler çürüyen, kayıp diş dokusu kadar boşluğa kayar. Çapraşıklıkların bir diğer sebebi de bu olmaktadır. İşte bu sebepler yüzünden süt dişlerinde ortaya çıkan çürüklerin tedavisi oldukça önem teşkil eder.

Dişlerdeki çapraşıklıklar yalnızca estetik problemlere yol açar mı?

Dişlerin düzgün hizalanması yalnızca estetik açıdan önemli olmaz. Dişlerdeki çapraşıklıklar bu kısımların temizlenmesini zorlaştıracağı için çürüklere, dişeti hastalıklarına ve eklem ağrılarına yol açarlar.

Dişlerdeki çapraşıklıklar her zaman tedavi edilebilir sorunlar mıdır?

Çapraşık dişler her yaşta farklı tedavi teknikleriyle ortodontistler tarafından tedavi edilebilmektedir.

Paylaş:
Benzer Yazılar