İmplant Tedavisinde Yaş Sınırı Var mıdır?

Paylaş:

1 ) İMPLANT HANGİ YAŞLARDA UYGULANABİLİR?

Daha önceden çekilmiş veya hemen yeni diş çekimi yapılmış bölgeye titanyum metalinden hazırlanarak çeşitli boy ve çapta uygulanan yapay köklere implant diyoruz.

İmplantlar her geçen gün artarak daha sık kullanımı artmaktadır. Ancak birçok tedavide olduğu gibi implant tedavilerinde de bir takım beklentiler ve ihtiyaç duyulan bazı gerekli zorunluluklar bulunmaktadır.

İmplant cerrahisinde implantı çene içerisine yerleştirebilmek için, çene kemiğinin kalitesi ve miktarına ihtiyaç vardır. Bu sebepten dolayı, implant kemik gelişimini tam olarak tamamlamış olan hastalara yapılabilmektedir.

Kemik gelişiminin tamamlanması kızlarda 15 ile 16 yaşından sonra gerçekleşirken, erkekler de 17 ile 18 yaşından sonra tamamlanmaktadır. İmplant tedavisinde kemik gelişimi ile alakalı olarak taban yaş sınırı 18 yaş ortalamasıdır. İmplant uygulamasının üst yaş olarak herhangi bir sınırı yoktur. Yaşı çok ilerlemiş olan kişilerde dahi, implant tedavisinin yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmaz.

Genel sağlık durumu iyi olan ve çene kemiğinde yeterli miktarda kemik bulunan ve kemik gelişimi tamamlanmış hastalara implant tedavisinin uygulanmasında herhangi bir sakınca yoktur. Ancak bu yaşlarda veya daha önce ortaya çıkabilecek sistemik rahatsızlıklar, implant cerrahisinin tamamlanmasında zorluk çıkartabilmektedirler.

2 ) TEDAVİYİ ZORLAŞTIRACAK SİSTEMİK RAHATSIZLIKLAR NELERDİR?

 

  • 2.1 Kemik Gelişimini tamamlamamış olan hastalarda;

Henüz ergenlik dönemini tamamlamamış kişilerde, kemik gelişimi devam ettiği için, implant uygulamasının yapılabileceği adaylar arasında bulunmazlar. İmplant tedavisini yapabilmek için, kemik gelişiminin tamamlanması gerekmektedir. Kemik gelişimi tamamlandıktan sonra rahatlıkla implant cerrahisi uygulanabilir.

  •  2.2 Şeker hastalarında;

Kontrol altına alınamayan diyabet hastalarında, implant tedavisinin gerçekleştirilmesinde zorluk yaşanır. Şeker hastalığı bulunan kişiler, riskli grubun içerisinde bulunurlar. Şeker hastalarında doku iyileşmesi, normal insanlara göre daha yavaş olduğundan dolayı, yaralı olan bölgenin enfeksiyon kapma riski de artmaktadır. Bu yüzden şeker kontrol altına alındıktan sonra implant cerrahisi uygulanabilir. Tip 1 diyabette vücudumuzda insülin üretimi olmadığı için tedavi daha zordur. Bu yüzden tip 1 diyabet hastalarına implant tedavisi; hasta ve diş hekiminin şekeri kontrol altına alınıp alınamayacağı ile ilgili ortak bir noktada buluşması sonucu değerlendirilmelidir. İmplant cerrahisi dışında da başka tedaviler denenebilir.

  •  2.3 Çok sigara içen hastalarda;

Sigara kullanımı, ağız içerisinde bulunan dokularda meydana gelen bakteri plağına zemin hazırlayarak, enfeksiyon kapma riskini arttırır. Ayrıca sigaranın dumanı yara bölgesindeki iyileşmeyi olumsuz yönde etkileyecektir. Oysa cerrahi sonrası iyileşme; implantın kemikle daha iyi kaynaşması adına önem arzetmektedir. Sigaranın karbonmonoksit ve toksit etkenleri ile alakalı olarak implantın kemik ile bütünleşmesini olumsuz açıdan etkilemektedir.

Bu yüzden eğer implant gibi önemli bir tedaviye başlanılması düşünülüyorsa diş hekimi ile hastanın sigaranın zararları konusunda ortak bir noktada buluşması ve özellikle cerrahiden sonraki 2 haftalık dönemde asla sigara kullanılmamasına özen gösterilmesi konusunda anlaşılması gerekecektir.

  •  2.4 Hiper tansiyonu olanlar;

Hipertansiyon problemi olan hastalarda ağrı, stres gibi durumlarda aşırı tepki söz konusudur. Uyaranlara karşı aşırı tepki verildiği zaman, diş tedavisinin yapılması esnasında, kan basıncı akut olarak yükselebilir. Bu durumda, konjestif kalp yetmezliği veya çok az da görülse felç, kanama benzeri risklerin meydana gelmesine sebep olabilir. Bu yüzden özellikle cerrahi öncesinde hasta ilaçlarını düzgün kullanmalı ve cerrahi öncesinde, cerrahi sırasında ve cerrahi sonrasında birkaç kez tansiyon ölçümü yapılması gereklidir. Tansiyon durumuna göre diş hekimi hem cerrahinin tamamlanmasını sağlayacak hem de hastanın sağlığını kontrol altında tutacaktır.

  •  2.5 Kalp rahatsızlığı olanlar;

Doktoru ile konsültasyona gidilmeden implant uygulanmamaktadır. Ancak kontrol altındaki hastalara ve ilaçlarını düzenli kullanan kişilere rahatlıkla implant uygulanabilir.

  •  2.6 Kan Pıhtılaşma Bozuklukları;

Kan pıhtılaşma hastalığı olan kişilerde implant tedavisi yapılmamaktadır. Zira kanın en büyük özelliği içindeki hücreler sayesinde implantın etrafını sararak kemikleşme oluşumunu başlatmasıdır. Ancak kan değerlerinde oluşan yetersizlikler aynı zamanda implantın kemikleşmesini engelleyecek ve tedavinin başarısız olmasına sebep olacaktır. Bu tip rahatsızlığı olan kişilerde kan değerleri düzeldikten sonra implant cerrahisi uygulanabilir.

  • 2.7 Kandaki Yağ Oranları;

Özellikle son yıllarda dikkate edilmesi gereken bir diğer unsur da kanadaki yağlanma oranlarıdır. Kolesterol ve trigliserid oranlarındaki artış sağlıklı bir implant cerrahisinde istemediğimiz olumsuz sonuçlara sebep olmaktadır. Bu yüzden cerrahi öncesi hastalarımızdan kolesterol ve trigliserid oranlarını gösteren kan tahlilleri isteyerek, bu değerlerin normal sınırları içinde olup olmadığını takip etmek gerekir.

Eğer kolesterol veya trigliseridden biri veya her ikisi normal değerlerinden farklı ise mutlaka hekimlerine başvurmaları ve bu değerleri normal değerlere gelmesi için gerekenlerin yapılması önerilir.

3 ) YAŞLILARDA İMPLANT

İmplant sağlıklı kişilerde ve sağlıklı kemik üzerine yapılmaktadır. Genel sağlık durumu iyi olarak kabul edilen yaşlılarda implant tedavisinin yapılabilmesi için üst yaş sınırı söz konusu değildir. Zaten implanta en çok gereksinim duyan hasta grubu, ileri yaş grubunda olan hastalardır. Mevcut olan dişlerini kaybetmiş veya takma diş ( total protez)  kullanan bir hasta, yeterli miktarda tutuculuğa sahip değilse protezini kullanmakta zorlanacaktır. Her yaşta genel sağlık durumu iyi bir hastaya da güvenli bir şekilde implant yapılabilir. Yaşın ilerlemesi durumunda implant yapılabilmesi için, hastanın kemik miktarı ve genel sağlık durumu incelenir. Hastanın genel sağlık durumu incelenir, implant cerrahisini olumsuz etkileyecek herhangi bir rahatsızlığı olup olmadığına bakılır. Eğer herhangi bir rahatsızlığı yoksa implant cerrahisi uygulanabilir. Bazı rahatsızlıkları olan hastalarda ( diyabet, kolesterol vs.) hekimiyle konsültasyon sonucu tüm değerleri normal seviyeye getirildikten sonra implant cerrahisi uygulanabilir.

Bazı yaşlı hastalarımız hiçbir dişe sahip değildir veya çok az dişi kalmış olabilir. Bu hastalarımıza gerekli miktarda implant yerleştirilecek kemiğin bulunması halinde, arzu edildiği kadar implant yaparak sabit bir proteze  sahip olması mümkündür. Hiç dişi kalmayan hastalarda, implant sayısını daha az tutarak, çıkmayan sabit protez yerine çıt çıt olarak ifade edilen takıp çıkartılan ama yemek tüketimi sırasında çıkmayan protezlere sahip olması mümkündür. Burada amaç az maliyetle hastanın rahat kullanabileceği bir proteze sahip olmasıdır.

Bazı durumlarda hastanın total protezi bulunmakta ama rahat kullanamamaktadır. Alt çenede 3 implantla veya üst çenede 4 implantla kullanmakta olduğu protezi implanta bağalayarak oynamayan, hareket etmeyen protez haline getirebiliriz.


www.dentaluna.com internet sitesinde yer alan tüm açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirmeler kesinlikle tıbbi muayene ve tanı yerine geçmez
Paylaş:
Benzer Yazılar