En Sık Rastlanan Diş Eti Hastalıkları

Paylaş:

1 ) Dişeti hastalıklarının içerisinde, en sık rastlanan hastalık hangisidir?

Dişeti hastalıkları, dişleri desteklemeye yarayan dokuları etkileyen iltihabi hastalıklar olarak ifade edilmektedir.

Dişeti hastalıkları, insanlığı etkileyen en yaygın hastalıklardan biri olmasının yanı sıra, bugün için dişeti hastalıklarının ne olduğu, nelere sebep olabileceği Türkiye’de ve dünya çapında bulunan birçok ülkede tam anlamı ile tanınamamaktadır. Dişeti hastalıkları içerisinde, görülme oranı en çok olan 2 değişik diş eti hastalığı bulunmaktadır. Bunlar; basit diş eti hastalıkları ve periodontitis tir.

2 ) Gingivitis (basit dişeti hastalığı)

Periodontitis (ilerlemiş dişeti hastalığı) olarak ifade edilen dişeti hastalıklarıdır.

Gingivitis (basit dişeti hastalığı), ağız hijyeninin yeterli olmadığı durumlarda meydana gelen dişeti hastalıkları grubunu ifade eder. Aynı zamanda dişeti düzeyinde kısıtlı olan iltihabi bir hastalıktır. Dişeti hastalığının meydana gelmesinde ki en önemli neden, “bakteriyel diş plağı” olarak ifade edilen dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Ancak gingivitisin meydana gelmesi üzerinde sadece bakteri plağının etkisinin bulunmadığı; kullanılan çeşitli ilaçların (nifedipin, fenitoin, cyclosporin A vb) kullanımı, hamilelik durumunun olması, puberte veya menapoz dönemleri gibi hormonal dengesizliklerin görüldüğü dönemlerin de etkisi olduğu kabul edilmektedir.

Bakteri plağı sebebi ile meydana gelen gingivitisin, doktorun uyguladığı diş yüzeyi temizliği ve 6 ayda bir uygulanacak olan düzenli kontroller ile iyileşmesi mümkündür. Ancak elbette ki iyileşme üzerinde bulunan en önemli etken, kişinin doğru ve düzenli bir şekilde alışkanlık haline getirdiği kişisel ağız bakımını yapmasıdır. Bütün bu etkenler gerçekleştirildiği zaman, gingivitis çok rahat bir şekilde iyileşebilir.

3 ) Periodontitis nedir?

Gingivitisten farklı olarak, dişin kök kısmını, diş kökünü saran kemiği ve bu 2 doku arasında bulunan bağ dokusunda zedelenmeye neden olan iltihabi bir hastalıktır. Diş ile dişeti arasında periodontal cep ortaya çıkar. Bir başka ifade ile tedavi edilmemiş olan gingivitisin, daha çok ilerlemiş hali gibidir. Periodontitis, kronik bir hastalık olsa bile, kimi zaman ilerleme hızı artabilir. Daha çok hastayı rahatsız edecek düzeylere geldiği zaman, hastalık uzun bir süredir varlığını devam ettirmiş ve ne yazık ki ileri seviyede bir zedelenmelere sebep olmuştur. Hastalığın ilerlemiş seviyede olması halinde, dişetinde abse oluşumu görülebilir. Hastalar daha çok bu durumu, dişin sebep verdiği iltihabi bir durum şeklinde düşünerek, ağrı ile beraber diş doktoruna gider.

Periodontitisin 2 çeşidi bulunur. Bunlar; Kronik periodontitis ve Agresif periodontitis tir.

4 ) Kronik periodontitis

Toplum içerisinde çeşitli düzeylerde olmak üzere %85 oranında ve daha çok 35 yaşından büyük olan kişilerde meydana gelir. Bakteri plağı ve diş taşı problemlerinin sebep olduğu gingivitisin tedavi edilmemesi nedeni ile kendini geliştirir. Kronik periodontitisin teşhisi, klinik muayene ve radyografik değerlendirme sonucunda konulabilir. Klinik görüntüsü olarak dişetleri olması gereken pembemsi rengini kaybetmiş, daha koyu kırmızı renkte, şiş ve çok kolay bir şekilde kanayabilen bir durumdadır. Radyografide (diş röntgeninde) ileri derecede kemik kayıplarına sebep olduğu da fark edilir.

5 ) Agresif periodontitis

Kronik periodontitisten farklı olarak bakteri plağının lokal etkisiden bağımsız bir şekilde ve daha hızlı ilerleyerek hastayı ergenlik ve genç erişkin ve hatta ergenlik öncesi dönemde etkiler.

En önemli tarafı da, çok erken yaşlarda diş kaybedilmesine sebep olabilecek kadar ilerleyebilmesidir. Yapılan araştırmalar neticesinde, bu hastalığın genetik olarak geçiş gösterebildiğini, bu sebepten dolayı da ailesinde erken yaşta dişeti hastalığı nedeni ile diş kaybı olan kişilerin, muhakkak düzenli bir şekilde diş hekimi kontrolü altında olmaları gerektiğini gösterir.

Çeşitli mikrobiyolojik değerlendirmeler ile beraber, kişilerin bu hastalığa yatkın olup olmadığı fark edilebilir. Erken tanının yapılmış olması ile beraber, bu hastalıkta erken diş kayıplarının engellenmesinde büyük önem taşır. Bu hastalık sadece dişlerde erken kayıplarına sebep olmaz. Aynı zamanda dişleri saran kemikte de kayıplara sebep olabilmektedir. Bu durum, ilerleyen zamanlarda, implant (diş ekme) ve protez uygulamalarında da güçlük yaşanmasına sebep olabilir.

6 ) Dişeti hastalıklarının tedavisi nedir?

Agresif periodontitisin tedavisinde eskiden diş çekimi ya da dişlerin köklerinden birinin çekimi işlemi uygulanmaktaydı; günümüzde antibiyotik kullanımı ile beraber diş kök yüzeylerinin temizlenme uygulaması yapılabilmektedir. Bu sebeple de dişler eski sağlıklı görünümlerine geri dönebilir. Başlangıç tedavisi olarak isimlendirilen bu ilk aşamada dişeti altındaki ve diş yüzeylerindeki tüm diştaşları, iltihaplanmış diş kök yüzeyleri temizlenip düzgünleştirilir. Bunun haricinde şayet mevcut ise taşkın dolgular varsa kesinlikle değiştirilmeli, çürük dişler kesinlikle tedavi edilmelidir. Bu başlangıç tedavisi neticesinde, dişeti kanamaları oldukça azalır, dişeti kıvam ve renk olarak normal biçimine yaklaşır. Şayet dişeti hastalığı başlangıç dönemindeyken tedavi edilmezse, kısa zaman içerisinde diş köklerinin çevresindeki kemik dokusu kaybedilmeye başlar. Belli bir orandan fazla kemik kaybı yaşandığında, dişler bulundukları konumdan hareket ederek yer değiştirmeye ve sallanmaya başlarlar. Bunun neticesinde de dişlerin kaybı gerçekleşir.

Bu hastalıkta kaybedilen alveol kemiğini geri kazanmak için farklı yöntemler bulunmuştur. Yöntemlerin temelinde kaybedilen kemiği geri kazanmak olduğundan kemiğin yitirildiği defekt bölgesine, hastanın başka bir sağlıklı ağız içi bölgesinden alınan kendi kemiği ya da kemik bankalarından sağlanan (kemik grefti) steril insan kemikleri ya da sentetik kemik minerallerini taklit eden materyaller uygulanarak kayıp kemik miktarı kazanılmaya çalışılır.

Agresif periodontitis, toplumda %0.1-2 oranında ortaya çıksa da erken dönemde tanı konulmadığı taktirde, etkiledikleri kişileri genç yaşta yoğun bir tedavi gereksinimi ile karşı karşıya bırakır ve kimi zaman uygulanan tedavi esnasında diş kayıpları ile protez gereksinimine yol açar.

7 ) Dişeti hastalıkları nasıl önlenir?

Görüldüğü gibi tüm kişiler için, diş hekimi kontröllerine bebeklik döneminde başlamalı, düzenli olarak senede en az iki kez olmak üzere devam etmek büyük önem teşkil eder. Çünkü ancak bu şekilde agresif periodonotitis gibi ciddi diş ve dişeti hastalıkları erken dönemde fark edilebilir ve yol açtığı olumsuz durumların önüne geçilip kolaylıkla tedavi edilebilir. Fakat bütün bu kontrollerin dışında kişinin bütün yaşamı boyunca sağlıklı bir ağız-diş sağlığına sahip olabilmesi için, doktoru ile beraber iş birliği yaparak ağız diş bakımına özen göstermesi, ağız bakımını öğretildiği biçimde doğru ve devamlı olarak uygulaması gerekmektedir.


www.dentaluna.com internet sitesinde yer alan tüm açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirmeler kesinlikle tıbbi muayene ve tanı yerine geçmez
Paylaş:
Benzer Yazılar