Diş Taşı Temizliği ve Diş Beyazlatma Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Paylaş:

 

Diş beyazlatma işlemi ve diş taşı temizliği birbirinde farklı teknikler olup uygulanış biçimleri değişiklik gösterir. Diş taşı temizliği sonrasında ciddi bir sıcak soğuk hassasiyeti olurken, bleaching adı verilen kimyasal diş beyazlatma yönteminde bu hassasiyet genel olarak oluşmaz. Bu durumda yapılması gerekenler de birbirinden farklıdır. Genel olarak ele alındığında diş taşı ve beyazlatma işlemi sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekildedir:

    • Çok sıcak ve çok soğuk gıdaların alımına bir gün ara verilmeli
    • Soğuk hava teması ile kaçınılmalı
    • Asitli içecekler tüketilmemeli
    • Diş fırçalanırken yumuşak uçlu fırça ile hassas bölgelere denk getirmeden yavaş hareketler uygulanmalı
    • Diş taşı temizliği sonrasında dişlere plak giderici sıvılar temas ettirilmemeli
    • Diş etleri hassa olduğundan kürdan diş ipi gibi maddeler kullanılmamalı

Diş beyazlatma işlemi olarak bilinen ve kimyasal yöntemler bütününden oluşan bleaching yöntem dişlerin bir yıl süre ile beyaz ve ışıltılı kalmasını sağlayan bir beyazlatma yöntemidir. Beyazlatma sırasında kullanılan maddeler kimyasal içerikli olduğundan diş minesinde aşınmalara neden olurlar. Bu nedenle diş beyazlatma uygulamalarını bir seneden kısa sürede yaptırmak uygun olamamaktadır. Seneden iki sefer uygulanabilen bu yöntem yaklaşık olarak 3-8 ay kadar beyaz dişlere sahip olmanızı sağlayan eşsiz bir uygulamadır.

Diş beyazlatma işlemi kimyasal işlemlerle uygulanırken yöntemine bağlı olarak diyotlarla zenginleştirilmiş olan uygulamalar yapılır. Burada kullanılan jel kimyasal bileşenlerden oluşan bir madde olup, kullanılan ışın UV ya da LED olabilmektedir. Düşük dalga boyuna sahip ışın için bir sıkıntı oluşmazken, UV ışın kullanılan yöntemde diş etlerinin zarar görmemesi açısından titiz davranmak gerekmektedir. Her iki uygulama da kimyasal madde içerdiği için diş minesine ciddi zararlar verir. Aşınan dişler daha çabuk lekelenmeye başlar.

Diş taşı temizliği ise tartar denilen diş plağı için uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntem sırasında kimyasallara diğerinde olduğu kadar çok yer verilmez. Sadece belirli kimyasallar içeren ve zararlı olmayan bir gri toz maddenin aşındırıcı olarak kullanılması işlemidir. Her iki işlem sırasında da hastaya iğne uygulanmaz çünkü uyuşturmayı gerektirecek bir işlem söz konusu değildir. Diş taşı temizliği daha sık aralıklarla uygulanabilen ve sonuçları daha sağlıklı dişler ortaya koyan bir işlemler bütünüdür. Her hekim tarafından rahatlıkla yapılabilen bu işlemin yanı sıra diş beyazlatma için özel sistemler gereklidir.

Diş Taşı Temizliği Ne Sıklıkta Uygulanır?

Diş taşı temizliği diş beyazlatma işleminde kullanılan kimyasal işlemlere yer verilmeden yapıldığından yılda iki defa uygulanabilmektedir. İsteğe bağlı olarak daha sık aralıklarla da yapılabilen bu uygulama için en uygun aralık6 ayda bir defa olacak biçimde önerilmektedir. Diş hekimlerinin tercihi olan bu aralıklarda diş temizliği yaptırdığınız taktirde daha az çürüyen ve daha sağlıkla ışıldayan dişlere sahip olabilirsiniz. Dişlerinizin kendi rengine ulaşmasını da sağlayan bu yöntemin uygulanışı sırasında bir zararlı maddenin vücuda alımı da söz konusu değildir.

Diş taşı temizliği yaptıran hastalarla yapılan anket görüşmelerinde genel olarak diş taşı temizliğinin çok faydalı olduğu görüşü ortaya çıkmıştır. Bulgular işe desteklenen bu durum diş hekimleri tarafından da seminerler de yararları ile anlatılmaktadır. Herhangi bir zararı olmayan bu işlem yetişkin her bireyde uygulanabilmektedir. Hastane de ya ad özel hekim muayenelerinde yaptırabileceğiniz bu işlem duruma göre en fazla yarım saat sürmektedir. Yarım saatten az süren işlemin sonunda cila olarak bir başka madde ile diş temizliği söz konusudur. Can acıtmadan uygulanan diş temizliği sonrasında yemeklerde sıcak soğuk hassasiyeti oluşur fakat en geç bir haftada geçecektir.

 

Diş Taşı Temizliği Zararı Var mı?

Diş temizliği zararları üzerinde yapılan araştırmalarda herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Diş temizleme işlemi tamamen uygulanabilir ve sıkıntısız bir işlemdir. Doktorlar tarafından önerilen bu durum sağlıklı olmak adına diş sağlığı ve dişlerin güçlenmesi için atılan bir adımdır. Diş taşı temizliği sırasında herhangi bir can acıması, diş etlerine zarar gelmesi ya da dişlerde aşınma gibi durumlar söz konusu olmamaktadır.

Diş etlerinin temizleme sırasında gereğinden fazla kanaması ise diş eti hassasiyetinin bir habercisidir. Dolgu yaptırılan dişlerde bu dolguların daha iyi korunabilmesi ve dişlerin içerden çürümemesi için 6aylık dönemlerde düzenli olarak diş taşı temizliği yaptırmak gerekmektedir. Sadece olumlu kısımları olan bu uygulamanın olumsuz bir bulgusuna erişilmemiştir. Diş taşı temizliği yapılmazsa diş etlerine ve zamanla diş dokusuna sonrada kemiklere zarar vermesi durumu söz konusu olacaktır.

Diş Taşı Neden Oluşur?

Dişeti cebi olarak bilinen bölge, tam olarak dişeti ile diş minesinin buluştuğu alandır. Buradaki derinlik ölçüldüğünde 3mm olması durumu normaldir. Bunun dışında kalan vakalarda anormal bir diş eti rahatsızlığı söz konusu olabilir. Hekim önerisinde gerekli tedavi uygulanmalıdır. Diş eti cebinde biriken tartar, bir süre sonra dişlerde çürümeye neden olarak olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Düzenli olarak diş taşı temizliği yaptıran bireylerde yapılan araştırmalarda daha az çürük ile karşılaştıklarını ortaya koymaktadır.

Diş taşı tam da bu bölgede oluşan ve yediklerimiz sonucunda kalan artıkların tam temizlenmemesi ile oraya çıkan bir durumdur. Eğer önlem alınmaz ise daha uzun sürede üst üste birikerek diş çürümelerine neden olmaktadırlar. Diş minesinde biriken diş taşı her dişte meydana gelir. Arkada kalan dişlerde çiğneme işlevi olduğundan buradaki enzimler daha fazla çalışır ve parçalanmalar çoktur.  Parçalanmadan kalan yemek artıklarının burada birikmesi ile arka dişlerde yani azı dişlerinde daha çok tartar oluşmakta ve müdahale de geç kalındığında bunlar çürüklere dönüşmektedir.

Diş taşı oluşumunun asıl etkeni yediklerimiz sonrasında biriken yemek artıklarının yeterince temizlenmeyerek fırçalama sırasında gömülü kalmaları ve zamanla artmalarıdır. Buna bir çözüm olarak her gün gece yatmadan evvel yapılan bir diş ipi temizliği yararlı olacaktır. Bu sayede diş dip kısımlarında kalan yemek artıklarından bir nebze de olsa kurtulabilirsiniz. Ağız kokusuna neden olabilen bu bakteriler iş ipi ile temizlenerek ağız kokusu sıkıntısı da hafifletilmektedir. Plak koruyucu sıvılar ile gargara yaparak plak oluşumunu geciktirebilirsiniz.

Diş Taşı Temizliği ve Diş Beyazlatma İşlemi Farkı

Diş taşı temizliği diş minesinin üzerindeki tabakanın alınması ve aşındırılarak yerine gelen beyaz tabakanın ışınlar ile daha da parlak hale getirilmesi işlemdir. Bunun yanında diş taşı temizliğinde mükemmel bir parlak beyazlık söz konusu değildir. Sadece dişin diş eti ile buluştuğu alanlarda oluşan tartar oluşumunu gidermek için yapılan ve estetik olmayan bir işlemdir. Diş taşı temizliği sadece sağlık odaklı uygulanırken diş beyazlatma işlemi estetik açıdan tercih edilir. İkisi arasındaki bir başka fark ise uygulanış süreleri ve uygulanırken kullanılan malzemelerdir.

Diş taşı temizliği sırasında kimyasal madde yoğunluğu az olan ve içinde peroksit bulunmayan maddeler ile az miktarda aşındırma söz konusudur. Diş minesine fazla zarar vermeden tekrardan tartar oluşana kadar sağlıkla ışıldamasına yardımcı olur. Diş beyazlatma yani bleaching işleminde ise bundan çok daha fazla kimyasal madde içerikli jeller kullanılır. Jel kısımlar ışınlar ile diş minesi üzerinde tepkime vererek aşınmalar sonucunda beyaz bir diş ortaya çıkmasını sağlarlar. Bu sayede birkaç ton açılmış, beyaz ve ışıltılı dişlere sahip olabilirsiniz.

Diş taşı temizliği ve diş beyazlatma farkları:

  • Diş yapısındaki aşınmalar
  • Kullanılan kimyasal maddenin yoğunluğu
  • Işın kullanılması
  • Daha sık uygulanabilir olası
  • Dişlerde birkaç ton fark oluşması
  • Jel ve toz ile farklı uygulamalar yapılması
  • Kullanılan sistemik araçlar
  • Uygulamanın süresi
  • Dişeti hassasiyeti oluşması

Diş Taşı Temizliği Her Birey İçin Uygun Mu?

Diş taşı yani tartar her bireyde meydana gelebilen bir maddedir. Yediklerimizden kalan enzimler ve atıklar sonucunda mikroorganizmaların burada birikerek oluşturduğu bu madde bazı durumlarda sarı renkte bazı durumlarda ise kahverengi olmaktadır. Her geçen gün gözle görülür şekilde artışı olan bu maddeler diş eti ve diş minesi arasında yerleşerek burada beslenmeye devam eden bakterileri barındırırlar. Sonuç alarak kireç bağlamış dişler ile sağlıksız gülüşlere sahip olursunuz. Bu can sıkıcı durumun ortadan kalkabilmesi için yapılması gereken ise diş taşı temizliğidir.

Yaklaşık olarak 20 dakikada biten bu işlemin ardından cila uygulanır ve dişlerinizin daha parlak görünmesi sağlanır. Diş taşı temizliği sırasında diş minesine zar verilmediğinden her yetişkin birey için uygundur. Yetişkinlerde rahatlıkla uygulanabilen bu durum, çocuklarda ve sür dişine sahip olanlarda uygulanmaz. Süt dişleri zamanı geldiğinde dökülebildiğinden bu aşamada oluşan tartarın temizlenmesinde hekimlerce bir gerek yoktur. Yapılan araştırmalarda da çocukların salgı bezlerinin çok daha aktif olduğu vurgulanmış ve onların dişlerinde tartar oluşumunun yetişkinlere oranla daha az olduğu vurgulanmıştır.

Genel olarak 65 yaş üzeri grupta tercihe dilen ve rahatlığı ile bilinen takma dişler de diş taşı temizliği için uygundur. Sonuç olarak yemek artıkları ile bu bölgelerde de diş altlarında plak oluşumu söz konusu olmaktadır. Bu nedenle her gün dişlerinizi çıkartıp fırçalamanın yanı sıra yılda bir defa temizletme yaptırarak daha ışıltılı dişlere sahip olabilirsiniz. Koku yapma problemi de böylelikle kalmayacaktır. Protezleri geceleri çıkararak kullanmanız halinde daha temiz bir ağız dokusuna sahip olabilirsiniz.


www.dentaluna.com internet sitesinde yer alan tüm açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirmeler kesinlikle tıbbi muayene ve tanı yerine geçmez
Paylaş:
Benzer Yazılar