Diş çürüklerini önlemenin yolları

Paylaş:

1 ) Diş çürüğü nasıl oluşur?

Diş hekimleri olarak bizler yapılan tedavilerin çok büyük bir kısmında diş çürükleri ile karşılaşıp, bu dişleri kompozit ışınlı dolgularla ya da derin çürük durumlarında kanalları da tedavi etmekteyiz.

Diş çürükleri ile bu kadar sık karşılaştığımız için bizlere en çok sorulan soruların başında bu sorunun nasıl anlaşıldığı ve nasıl önlenebileceği üzerine olmaktadır.

Aslında hastalarımıza da sürekli olarak ifade etmeye çalıştığımız gibi asıl sorunumuz diş çürüğü değil, bakteri plağıdır.

Bakteri plağı tükettiğimiz besinlerin ağızda geçirdiği süre içinde yine ağzımızdaki milyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu yapılardır. Gıdaları tükettikten birkaç dakika sonra dişlerimizin üzerinde sarı bir tabaka oluşur. İşte bu sarı renkteki tabakaya biz bakteri plağı diyoruz.

Bakteri plağının ağız içinde iki büyük zararını sıklıkla görmekteyiz. Bunlardan birincisi diş eti hastalıklarıdır. Diş etleri de bakteri plağının zamanla taşlaşması sonucu olumsuz yönde etkilenecek ve iltihaplaşacaktır. Bakteri plağının ikinci olarak olumsuz yönde etkilediği organ ise dişlerdir. Dişlerin üzerinde uzun süre kalan bu yapı belli bir zaman geçtikten sonra dişte çürük oluşturmaya başlayacaktır.

Çürükler genellikle arka dişlerin çiğneyici yüzeyinde ve tüm dişlerin birleştiği biribirine baktığı komşu yüzeylerde gerçekleşir.

Çürüğün ilk başladığı yüzey dişin görünen kuron kısmını çepeçevre saran mine kısmıdır. Mine çok sert bir yapıya sahiptir. Ancak bu kadar sert bir yapıdaki mineye bakteri plağı tutunup yüzey yapısını bozup çürük oluşumunu başlatacaktır. Mine çürükleri ağrı yapmayabilir. Bu yüzden hasta dişinde çürük olduğunu anlayamayabilir. Diş hekimi muayenesi sonucu ya da çekilen radyografi ile çürüğün başladığı anlaşılabilir.

Eğer önlem alınmamış ve kötü bir ağız hijyenine sahipsek, diş çürüğü mineyi geçip dentin dokusuna doğru ilerleyecektir. Bu bölgeye ulaşmış çürük hasta tarafından fark edilmeye başlar. Özellikle tatlı ve soğuk hassasiyetiyle kendini hissettirecektir.

Önlem alınmaması durumunda çürük daha da ilerleyecek ve dişin pulpasına(sinir) ulaşacaktır. Daha önceden basit bir dolgu ile tedavi edilebilen dişe artık kanal tedavisi gerekecektir.

Bazen hasta hekime o kadar geç başvurur ki diş çekilmek zorunda kalınabilir.

2 ) Çürükleri Önlemenin Yolları Nelerdir?

Diş çürüğünü önleyebilmek için ağız ve diş sağlığına önem vermek gerekir. Bunun için yapılması gerekenleri şöyle özetleyebiliriz.

• Dişlerinizi düzenli bir şekilde günde 2 defa ve 2 dakika fırçalayarak, diş çürüğünün önüne geçebilirsiniz.

• Diş ve diş etinizin durumuna göre en doğru fırça seçmek de en önemli şartlardan biridir. Fırça kılları orta sertlikte olmalıdır.

Yumuşak olan diş fırçaları besinleri yeterli derecede dişlerden uzaklaştıramaz. Sert olanlar fırçalar ise, dişlerde gereğinden fazla aşınmaların meydana gelmesine ve bunun sonucunda da dişeti çekilmelerine sebebiyet verebilir. Böylelikle de, istemeden de olsa dişlerinize zarar vermiş oluruz.

• Diş macununun dişlere vermiş olduğu katkısı ise, ağıza ferahlık hissi vermesi ve içerisinde bulunan flor gibi maddelerin olması ile alakalı olarak dişi çürüğe karşı koruma etkisi olmasıdır.

• Fırça kıllarının bozulmamış olmamasına da dikkat edilmelidir. Bu sebepten dolayı da 6 ayda bir (veya fırçalama sıklığınıza göre daha erken fırça bozulmuşsa daha erken ) diş fırçasının değiştirilmesi gerekir. Fırça seçimini yaptıktan sonra sabah ve akşam günde en az 2 defa ve 2 dakika diş fırçalanması halinde, ağız ve diş sağlığımızı korumak için oldukça önemli bir adım atmış oluruz.

• Diş fırçasının temizleyemediği ara yüzeylerin diş ipi kullanarak temizlenmesi halinde, ara yüz çürüklerini önüne geçebilmek gayet mümkündür. Diş çürüklerinin oluşma sebebinin yarısı ara yüz çürükleridir. Bu yüzden diş ipi kullanımı sıklaştırılmalı ve düzenli hale getirilmelidir. Her akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanmasının ardından, diş ipi kullanılması, ağız ve diş sağlığı için çok yararlı olarak kabul edilmektedir.

• Ayrıca hastanın ağzında porselen protez veya porselen köprü varsa mutlak ara yüz fırçası kullanımı arttırılmalıdır. Zira normal fırçaların yetişemediği bu bölgelere ara yüz fırçaları ile daha rahat ulaşmakta ve daha iyi bir temizliğe sahip olmaktayız.

• Bazı hastalar için ağız gargaraları vazgeçilmezdir. Zaman zaman bu tip gargaraların kullanılması önerilebilir.

• Özellikle son yıllarda sıklıkla tavsiye edilen bir diğer ürün ağız duşlarıdır. Ağız hijyeninin yetersiz olduğu, sık dolgu ve porselen kaplama ile porselen köprülerin bulunduğu ve hatta implant üstü kaplamaların var olduğu ağızlarda sıklıkla ağız duşu kullanılmaktadır. Ağız duşu kolay kullanılan ve fırçalara yardımcı olarak hizmet veren bir üründür.

• Özellikle çocuklarda uygulanan flour uygulaması ve fissür örtülmesi diş hekimi tarafından yapılan bir koruyucu tedavidir. Bu sayede ağızdaki mikroorganizmaların çürük oluşturma hızı azaltılmaya çalışılır. Fissür örtülmesi ile de çürüklerin en sık ikinci olarak görüldüğü çiğneme yüzeyleri kontrol altına alınarak yeni çürük oluşumu engellenmeye çalışılır.

• Bazen basit olarak başlayan çürükler hemen dolgu olarak açılmaz ve çürüğün hızı ve yaygınlığı diş hekimi tarafından izlenir.

• 6 aylık rütin olarak yapılan diş hekimi kontrolleri yeni çürük oluşumunu engelleyen önemli bir unsurdur. Kontroller sırasında varsa diş taşı temizliği yapılır. Gerekirse panaromik radyografi çekilir. Başlangıç halindeki çürüklere gerekiyorsa hemen müdahale edilir. Dolgu yapılmasına gerek yoksa bir sonraki kontrolde tekrar izlenmeli ve gözden kaçırılmamalıdır.

Paylaş:
Benzer Yazılar