Diş Beyazlatıcılar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Paylaş:

Yapılan çalışma ve araştırmalar neticesinde, Türkiye’de 5 yaş ve üzerindekilerde diş çürüğü sıklığının yüzde 80 ile yüzde 100 arasında değiştiği bildirilmiştir.

Uzmanlara göre diş çürükleri, ağrı yapar ve rahatsızlık verir ancak bunların yanı sıra, bütün vücudu etkileyen ciddi enfeksiyonlar için mikrop kaynağı haline de gelebilir. Bu sebeple de, çürüklerin oluşumunu önlemek oldukça önem teşkil eder. Amerikan Pediatri Akademisi’nin verileri, bebeklerde diş çürüklerinin önlenmesi adına florür kullanımının yarar ve zararlarını araştırmış ve ortaya çıkarmıştır.

  • Anne ve babanın ağız hijyeninin iyi olmaması,
  • Uykuya dalmadan önce biberonla meyve suyu ya da süt içmek,
  • 1 yaşını geçtikten sonra hala biberon ya da anneyi emmek,
  • 3 haftadan uzun süre ile şurup kullanmak,
  • Doğuştan olan ya da sonradan gelişen diş yapısı bozuklukları,
  • Sık sık atıştırmak ve abur cubur yemek,
  • Çok sık veya üst üste binmiş dişler ve 6 aylıktan erken diş çıkarmak,
  • Diş çürüklerinin oluşumu için risk etkenleri arasındadır.

Peki Diş Çürüklerini Önlemek İçin Ne Gibi Tedbirler Almak Gerekiyor?

Diş çürükleri, ağızda şeker artıkları biriktiğinde, çürük yapan mikropların diş yüzeyine yerleşip, orada asit yapması ile kendini göstermeye başlar. Bu asit dişin yapısına zarar vererek çürüklerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu sebeple, ilk olarak mikropların ağza girmesini önlemek oldukça önem teşkil eder. Doğduğu zaman vücudunda hiç mikrop olmayan bebeğin mikroplarla tanışması, anne-babayla ortak kaşık kullanımı ve emziğin önce anne ağzına sonra kendisine verilmesiyle meydana gelir.

Bebeğin daha dişleri çıkmasa dahi bile bu mikrop ağza yerleşme yapar ve dişin çıkmasından sonra dişi çürütür. Bu sebeple, bebeklerin dişlerini fırçalamaya ilk diş çıktıktan hemen sonra başlaması uygun olacaktır. Bebeği besledikten sonra bir çocuk fırçası ile ve macunsuz olarak günde 2-3 defa dişleri fırçalamak yeterli olacaktır. Bebeklerde diş çürüğünün en önemli nedeni, biberon ağızdayken uykuya dalmaktır. Ağızda kalan şeker artıkları, dişlerin çürümesi için bütün gece boyunca uygun ortamın oluşmasına neden oluyor. Bu sebeple, bebeğin bu alışkanlığı edinmemesini sağlamak gerekiyor. 

Şunu da unutmamak gerekir ki, fazla florürün vücuda zararları dokunabilir, dişlerde de kozmetik bir sorun olan florozise yol açabilir. Hafif floroziste dişlerde tebeşir gibi bir görünüme ve ağır floroziste ise kahverengi lekelenmelere sebep olabilir.

Diş macunlarının hemen hepsi florür içermektedir. İki yaşından küçük çocuklarda yutma kontrolü gelişmemiştir bu sebeple yutulan diş macunları florozise yol açar. Bu sebeple 2 yaşın altında diş macunu kullanmamak, 2 yaştan büyüklerde ise yalnızca bezelye kadar macun kullanmak uygundur.

Uzmanlar, diş çürüğü görüldüğü andan itibaren vakit geçirmeden bir dişhekimine başvurmanın kesinlikle şart olduğunu belirtmektedir.

Diş Beyazlatma Hakkında Bilinmesi Gerekenler

 

Diş beyazlatma:

Yaşadığımı toplumda insanlar dişlerinin görünüşünü oldukça önemserler, hatta dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları kişide psikolojik sorunlara kadar yol açabilir. Dişhekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesi ile birlikte pek çok renk, şekil, konum bozuklukları oldukça rahat bir şekilde çözümlenebilmektedir. Renklenmiş dişlerin beyazlatılması (bleaching), diğer restoratif yöntemlere nazaran daha ucuz, pratik ve zararsız olmaktadır.

Beyazlatma (bleaching) İşlemi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Beyazlatma dişlerin yapısında bulunan mine ve dentin tabakasında meydana gelen renklenmeleri giderme uygulamasıdır. Günümüzde kullanılan iki farklı beyazlatma yöntemi bulunur. Bunlardan ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, şu şekildedir:

Hekim hastanın ağızdan ölçü alır, dişlerin üzerine takılabilecek ince lastik kalıpları hazırlatır, hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirir ve bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6 – 8 saat takmasını söyler.

Tedavi yaklaşık 1 – 4 hafta içinde tamamlanır.

İkinci yöntem ise;

Klinikte bir hekim tarafından uygulanan beyazlatmadır. Şu şekilde olmaktadır:

 Ağartıcı ilaç bu uygulama hakkında tecrübesi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir.

Beyazlatılacak  dişin üzerine beyaz renkli ışık kaynağı belli bir süre tutulur.

İşlem tamamlandığında ise sonuç hemen gözlenir.

Her iki teknikte etkin tekniklerdir. Hangi yöntemin uygulanması gerektiğine, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekim karar verir.

Dişlerde İstenmeyen Lekeler Niçin Oluşur?

Bunun birden fazl sebebi vardır. En fazla görülen sebepleri ise; 

  • yaşlılık,
  • dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi,
  • travmalar,
  • eski protezler,
  • kaplamalar,
  • dolgulardır.

Dişlerin oluşumu süresince uygulanan antibiyotik (tetracycline) ya da aşırı florit tüketimi de dişlerde renklenmelere sebep olabilir. Bu durum dişin yapısından ileri de gelebilir. 

Diş Beyazlatma Uygulaması Güvenli midir?

Yapılan araştırmalar ve mikroskopik çalışmalar neticesinde 10% beyazlatma solüsyonu kullanımında hiçbir zarar meydana gelmeyeceği saptanmıştır. Tüm araştırmalar 10% solüsyon ile yapılmıştır. Yapısal bir değişiklik ve kalıcı hasarlar meydana getirdiği anlaşılan hiçbir araştırma sonucu çıkmamıştır. Lazerle diş beyazlatma veya Ultra violet ışığı uygulanarak işlem aktive edilmektedir.Doğru yöntem ve profesyonel olarak uygulandığında kesinlikle diş ve komşu dokulara zarar vermez.

Dişlerin Maksimum Beyazlaması Ne Kadar Süre Alacak?

Çoğunlukla en fazla 2-3 gün aralıklarla 45 dakika süren 3 seans uygulanmaktadır.İlk seans tamamlandığında gözle görülür beyazlamayı fark etmek mümkündür. Bazı bireylerde tek seans bile yeterli olabilir ancak bazı bireylerde dişlerin özelliklerinden dolayı ek seanslar gerekmektedir. Antibiyotik kullanım nedeni ile oluşan dişlerdeki grileşmenin beyazlatılması biraz daha güçtür ve sonuca ulaşmak için daha uzun bir süre gereklidir.

Diş Beyazlatması Ne Kadar Süre Etkisini Korur?

Diş beyazlamanın süresi hastanın beslenme alışkanlıkları ve ağız bakımıyla doğru orantılıdır. Şayet sigara ,şarap ve aşırı kahve tüketimi yok ise çok uzun seneler beyazlığın korunması mümkündür. Bunun olmadığı durumlarda ise 2 yılda bir tek seanslık takviyelere ihtiyaç duyulabilir.

Diş Beyazlatma İşlemi İle Porselen Kuronlar da Beyazlar mı?

Bütün diş beyazlatma maddeleri doğal diş yapısı üzerinde çalışırlar. Bu şu demektir: porselen kaplama kuron ve köprüler beyazlamazlar. 

Diş Beyazlatma Sonrası Kahveden Ne Kadar Uzak Kalmalıyım?

Diş beyazlatma uygulaması boyunca ve sonraki haftada kahve tüketiminizi minimuma indirmek gerekir.

Diş Beyazlatma İşleminden Sonra Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

İlk iki gün dişlerin minesinde beyazlatma uygulması sürdüğünden renkli ve asitli içeceklerden (vişne suyu, kırmızı şarap, kahve gibi) kaçınmak gerekir. Çok sıcak ya da soğuk içeceklerden de kaçınmak gerekiyor. Ağız içi hijyenine olabildiğince dikkat etmek gerekir.

Ofis Tipi Beyazlatma Ardından Bilinmesi Gerekenler

Diş beyazlatma (Bleaching) ardından çoğunlukla her hastada az ya da çok hassasiyet meydana gelebilir. Bu durum geçicidir,1-3 gün arasında kendiliğinden kaybolurlar.

Yine ilk birkaç gün aşırı soğuk ya da sıcaktan uzak durmak gerekir. Bleaching ardından her hastanın uyması gereken bir diyet listesi olur. Her türlü renk verici yiyecek ya da içecek kesinlikle liste dışıdır. Özellikle ilk 3 gün oldukça hassastır, ancak idealinde 1 hafta-10 gün dikkat edilmelidir.

Sigara, çay, kahve, çikolata, kırmızı şarap, vişne, karamel, salça,ıspanak gibi renk verici koyu renk barındıran ürünler uygulama ardından 1 hafta süreyle kullanılmamalıdır

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta ise içerisinde aşındırıcı bulunan diş macunları ya da diş tozlarının kesinlikle kullanılmamasıdır. Aşındırıcılı ürünler belirli bir süre sonra hem renkleşmeye hem de hassasiyete yol açarlar.

Günde en az 2 defa diş fırçalamak gerekir, 6 aylık düzenli kontrollerini yaptıran, sigara kullanmayan ve aşırı çay kahve tüketmeyen bir hastada yapılan bleaching in etkisi uzun yıllar devam eder.

Diş Beyazlatma İçin En Uygun Mevsim

Diş beyazlatmanın önemi en çok çok önemli günlerde ortaya çıkar. Düğün, nişan, yaz partileri ya da davetler… Bu gibi günlerde dış görünüşe daha çok özen gösterilir. Bu sebeple de dişlerin beyazlığına yaz aylarında daha çok önem verilir.

Power Bleaching hakkında bilinmesi gerekenler:

  • Uygulama hemen herkese kolay ve zahmetsizce yapılabilir. İşlem ardından hassasiyet oldukça az bir seviyededir.
  •  Uygulamada dişler ve diş etleri hasar almaz.
  •  Sağlanan renk uzun süre korunur. Fakat ağız bakımı ve alışkanlıklara bağlı olarak 6 – 12 ay arasında doktor kontrolü gerekebilir.
  •  Ortalama bir saatlik işlem sonrası dişler 6 – 8 ton açılır.

Home Bleaching hakkında bilinmesi gerekenler:

  • Ev tipi beyazlatma uygulaması ortalama olarak 10 gün sürer
  • Diğer beyazlatma yöntemine göre maliyeti daha azdır.
  • Tedavi sürecinde kahve kola çay kırmızı şarap gibi renkli içecekler kullanılmamal, işlem ardından ise minimum düzeyde tüketilmelidir
  • Uygulama süresince sigara tüketmemek gerekir.

Dişler Neden Çürür?

Diş çürüğü, bir bakteri enfeksiyonudur ve ağız ortamının asidik olması neticesi diş minesinin çözünmesiyle kendini göstermeye başlar. Şayet gerekli tedbirler alınmazsa da kavite oluşana dek sürer. Asidik ortam ağızdaki bakterilerin besin artıklarıyla etkileşimi vya da tüketilen asit içerikli yiyecek ve içecekler neticesi ortaya çıkar. Çürük bir diş zamanında tedavi edilmezse diğer dişleri de etkiler.

Ağız ve Diş Sağlığının Korunması İçin Basit Önlemler

Diş çürüğünün engellenmesi adına ağız hijyenine önem vermek gerekir. Bunun dışında gün içinde asidik olan ağız ortamını nötralize etmek gerekir.

  • Dişler günde en az 2 defa ve 2-3 dakika süre ile fırçalanmalıdır. Diş fırçalarken yalnızca ön bölgeler değil dişlerin tüm yüzeyleri fırçalanmalıdır. En son dil üzerindeki bakteri plağının kaldırılması için dilin üzeri de fırçalanmalıdır.
  • Diş fırçasının erişmediği ara yüzlerin temizliği için diş ipi kullanılmalıdır.
  • Diş yapısını sağlanlaştırmak ve ağız ortamını düzeltmek için florlu gargaralar kullanılabilir, Fakat bu gargaraların dişler fırçalanmadan tek başlarına yeterli değildir.
  • Gün içinde tatlı, şekerli besinleri olabildiğince ana öğünlerle beraber tüketmek, dişlerin daha az sıklıkla aside maruz kalmasına yol açar.
  • Ara öğün olarak tatlı besin tüketildiğinde diş fırçalama imkanı mevcut değilse ağız bol suyla çalkalanmalıdır ya da şekersiz sakız çiğnenmeli ve tükürüğün tamponlama özelliğinden yararlanılmalıdır.
  • Salatalık, havuç gibi çok çiğnemeyi gerektiren ve az şeker içeren besinlerde asidik ortamı düzeltmek için faydalıdır.
  • Peynir, dişleri korumada ciddi etkisi olan bir besindir. Bir parça peynir yemek, ağız ortamını düzelterek çürük oluşumunu önler.
  • 6 ayda bir diş hekiminize muayene olmak, erken tanı konulması gereken sorunlarda oldukça faydalıdır.

www.dentaluna.com internet sitesinde yer alan tüm açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirmeler kesinlikle tıbbi muayene ve tanı yerine geçmez
Paylaş:
Benzer Yazılar