Çocuklarda Diş Hekimliği

Paylaş:

Çocuklarda diş hekimliği yani pedodonti doğum anından itibaren ergenlik döneminin sonuna kadar geçen süreçte ağız ve diş sağlığı ile ilgili olan sorunları inceleyen ve bunlara uygun çözüm üreten bir bilim dalıdır. Çocuklarda süt ve kalıcı dişlerin sağlığının korunmasına çalışılır. Çocukların süt dişlerinin çıkmaya başlamasıyla birlikte kalıcı dişlerin çıkmasına kadar geçen sürede dişlerin gelişimi farklı dönemleri içerir. Bu çağlarda diş sürme bozukluklarının düzenli olarak takip edilmesi ve bu bozuklukların giderilmesi, süt dişleriyle birlikte kalıcı dişlerde olan çürüklerde gerekli olan tedavinin uygulanması, erken diş çekiminin sonunda oluşacak dişsiz kalan alanların bozulmaması için farklı apareyler uygulanarak korunması, dişsiz doğan çocuklarda çocuk protezlerinin uygulanması gibi farklı uygulamaları içine alan bir bilim dalıdır. Yapılan bütün dental tedaviler sağlıklı ve engelli çocuklara pedodontistler tarafından uygulanır. Bu tedaviler 4 yaşın altında olanlarda, tedavinin uzun süreceği düşünülen çocuklarda, gelişim geriliği bulunan engellilerde genellikle genel anesteziyle yapılır. Çocuklarda mükemmel bir ağız ve diş sağlığı için, 6 ayda bir rutin diş doktoru ziyaretleri yapılmalıdır. Bu durumda ağız ve diş sağlığını riske atabilecek her türlü etken belirlenebilir. Bu sayede erken dönemde tespit edilecek olan her türlü sorunun tedavisi zamanında yapılabilir. Bu yüzden çocuklarda duygusal ve fiziksel gelişim olumlu yönden etkilenir.

Çocuklarda diş hekimliği hangi yaşlarda olan hastaları tedavi eder?

Çocuklarda diş hekimliğinin çalışma alanının içinde 0-14 yaş grubunda bulunan çocuklar girer. Bu yaşlarda olan çocuklarda dişsiz oldukları dönem, süt dişlerinin sürmüş olduğu dönem, ağız içinde süt dişlerinin tamamlanmış olduğu dönem, dişlerin devamlı olarak sürmeye başladığı karışık dişlenme yani süt dişi ve kalıcı dişlerin süreci ile sürekli dişlerin tamamlandığı dönemi içine alacak uzun bir süreci kapsamaktadır.

Çocukların dişleri ne zaman sürer?

Çocukların dişleri yaklaşık olarak 6 aydan itibaren sürmeye başlamaktadır. Çocuklar 3 yaşına geldiğinde, ağızlarında toplam olarak 20 tane süt dişi çıkar. Aileler yönünden genellikle endişeyle geçirilen bu süreç aslında çok normal şekilde işler. Çocukların kalıcı dişleri 6 yaşından itibaren çıkmaya başlar. Kalıcı dişleri 12-13 yaşına gelinceye kadar yetişkinlik çağındaki diş sayısına tamamlanmış olur. Süt dişlerinin çıkmaya başladığını dönemde, çocukların ağzında pek çok sağlık sorununun yaşanması kaçınılmazdır. Bebeklerde oluşan salya miktarında artış olması, iştahsızlık, uyku düzenindeki bozulma, ağrılar, ateş ve ulaşabildiği eşyaları ısırma içgüdüsündeki artış gibi belirtiler oldukça sık görülmeye başlar. Bu olumsuz etkilerin en az seviyeye düşürülebilmesi için, bebeğin çiğnemesinin sağlanması gerekir. Öncelikle diş etlerine masaj uygulanması ve meydana gelen basıncın azaltılması etkili olacaktır. Bu nedenle ağzında çiğnediği şeyin soğuk olması faydalı olur. Oyalanmasını sağlayacak havuç, muz gibi besinler, lastik diş halkası gibi oyuncaklar etkili olabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken etkenler bebeğin dik bir şekilde oturtulması ve bunlarla meşgul olduğunda bebeğin yalnız bırakılmaması gerekmektedir. Buzdolabından çıkarılan soğuk yoğurt ve püre gibi yiyecekler diş etlerini rahatlatan olumlu bir etki yapabilir. Bebeğinize su verirken ılık olmasının yerine, biraz soğumuş suyun biberonla verilmesi daha uygun olacaktır. Doktora danışıldıktan sonra diş jellerinin kullanımı uygun olabilir. Bu yöntemler faydalı olmazsa, parasetamol içeriğinde olan ağrı kesiciler etkili olabilir.

Biberon çürüğü ne anlama gelir?

Bebeklerin doğmalarından sonra beslenmesinde önemli bir yere sahip olan anne sütü, dışarıdan verilen normal süt ya da bebek mamaların doğal içeriğinde şeker bulunmaktadır. Bebeklerin bu dönemde daha iyi beslenmesi için, aileleri tarafından besinlerine şeker ya da bal karıştırılmaktadır. Özellikle geceleri uyumadan önce bebeğin anne sütü emmesi ya da biberonla mama alması durumunda besinlerin ağızda birikmesi ve burada uzun süre kalmasına engel olunamaz. İçeriklerinde doğal olarak bulunan şeker yüzünden, geceleri uzun süren temastan kaynaklı diş çürüklerinin oluşumu için uygun bir ortam meydana gelmiş olur. Bu etkenler yüzünden uykudan önce beslenen bebeklerin ağız temizliğine dikkat edilmesi gerekir. Bunun sağlanması için alınacak en iyi tedbir bebeklere uykuya yatmadan önce su içirilmesi olmalıdır.

Biberon çürüklerinin önlenebilmesi için;

Bebeğinizin gece biberonla birlikte uyumasını önleyin.
Mamasına ya da sütün içine şeker veya bal gibi başka tatlandırıcılar koymayın.
Yalancı emziğini bal, reçel gibi yiyeceklere batırılmayın.
Bebeğinizi besledikten sonra temiz bir bezle ağzını temizleyin.
Bebeğinizi besledikten sonra su içmesini sağlayın.

Çocuklardaki çürük oluşma sıklığı ve sebepleri nelerdir?

Çocuklardaki diş çürüğü oluşma sıklığının oranı yaklaşık olarak %80-90 dır. Bu oranın yüksek olmasının sebepleri arasında yanlış beslenme alışkanlıklarının olması ve ağız hijyenine dikkat edilmemesi gibi önemli etkenler bulunur. Bu çürüklerin erken dönemde oluşması halinde, gece sütünün verilmesi, bebeklere yalancı emzik verilirken bal, reçel gibi tatlı besin maddelerine batırılması gibi etkenlerin de değerlendirilmesi gerekir. Erken yaşlardaki çocuklarda diş çürüklerinin oluşması, diş yüzeylerine karbonhidratların uzun süre temas etmesi yüzünden olabilir.

Çocukların diş doktoru ziyaretlerinde nelere dikkat edilmelidir?

Çocukların yaşamlarında ilk defa diş doktoruna götürülmesi, onların hayatında önemsenmesi gereken bir basamaktır. Çocukların diş doktorunun kliniğinde kendilerini rahat hissedebileceği bir ortamın hazırlanması oldukça önemlidir. Bu alanda çocuklara uygun bir oyun alanı hazırlanmalıdır. Geçmişte çocuklarda süt dişlerinin sürmesinden sonra diş doktoruna götürülmesi uygun görülmüş olsa da, günümüzde çocuklarda erken dönemde gelişen biberon çürüklerinin artması nedeniyle, yapılacak ilk diş muayenesinin bir yaşına geldiklerinde olması uygun kabul edilmiştir. Böylelikle aynı zamanda çocuklarda oluşabilecek beyaz önlük fobisinin engellendiği belirlenmiştir.

Çocukların diş çürüklerinin azaltılabilmesi için ne yapılabilir?

Çocuklarda diş fırçalama yaparken mutlaka yardımcı olmak gerekir. Diş fırçalamayı sabahları kahvaltıdan sonra ve gece yatmadan evvel günde iki kez yapmaları sağlanmalıdır. Çocukların kabul edilen yaşlarda diş doktoruna götürülmesi ve dişlerde çürük oluşmasını engellenmesi için dişlerine fissür örtücü uygulama yapılması sağlanmalıdır. Biberon çürüklerinin engellenmesi için, beslenme sırasında biberon kullanımına dikkat edilmelidir. Çocukların flor almasının sağlanması gerekir. Bunun için içme suyundan, flor tabletleri, gargaralar, florlu diş macunları ile diş doktorunun yaptığı uygulamalardan flor alması sağlanabilir. Ancak bunun yanında fazla florun zararlı olduğunu unutmayın ve bu konuda diş doktorundan destek alın. Çocuklarda öğün aralarında atıştırılan abur cubura dikkat edilmesi gerekir. İçinde şeker ve nişasta içeriği bulunan yiyeceklerde dişlerde çürüğün oluşmasına neden olan bakterilerin beslenmesini sağlar. Bu yüzden ara öğünlerde düzenli bir beslenmeye özen gösterilmelidir.

Diş doktorunun çocuklar için yaptığı uygulamalar nelerdir?

Çocuklardaki ağız ve diş bakımı için gerekli olan tüm dental tedaviler diş doktoru tarafından yerine getirilir. Çocuklar için en iyi olacak ağız ve diş sağlığının yaratılması için, 6 aylık periyotlar halinde düzenli bir şekilde çocuk diş doktoru kontrolüne götürülmesi gerekir. Çocuk hastalarda yapılan ilk diş muayenesi sırasında çocuk ile anne, baba arasında iyi bir iletişimin kurulması gerekir. Ardından çocuğun medikal ve dental hikâyesi alınarak, klinik ve radyografik muayene yapılmalıdır. Bu verilerin ışığında anne, baba ile çocuğa yapılacak tedavi hakkında bilgilendirme yapılır. Çocuklarda diş doktorları çocukların süt dişlerini ve sürekli dişlerini çürümekten ve periodontal hastalıklardan koruyabilmek için farklı yöntemler uygulayabilir. Bunlar arasında çocuklara ağız hijyeninin öneminin öğretilmesi, diş fırçalama tekniklerinin öğretilmesi, düzenli olarak diş fırçalama alışkanlığı kazandırılması, sistemik florür uygulaması yapılması ve fissür örtücü uygulama gibi yöntemler yer alır.

Florür uygulaması: Koruyucu diş hekimliği alanında kullanılan en etkili tedavi yöntemi olarak kabul edilen florür tedavileri, sağlıklı kişilere, çürüğe yatkın olabilecek kişilerde, dişlerinde hassasiyet olanlarda ve erozyon tedavilerinde, özel bakıma ihtiyaç duyan sistemik hastalığı bulunan kişilerde yapılabilir. Bu uygulamada kişinin yaşı, çürük oluşma riskine göre belirlenen aralıklar ve oranlar uygulanır.
Fissür örtücüler: Kişilerin ağız yapısında anatomik olarak azı dişlerinde bulunan çiğneme yüzeylerindeki girinti ve çıkıntılarda yiyeceklerin yapışacağı alanlar bulunur. Dişlerde oluşan çürükler temizliği zor alanlarda başlamalıdır. Fissür örtücüler ile dişlerde olan bu bölgelerde sığlaştırma yapılabilir, besinlerin burada tutunmasını azaltır ve fırçalamayı kolaylaştıracak derecede uygun bir yüzey oluşturulur. Bu uygulamaların yapılmasıyla birlikte dişlerdeki çürük oluşumunda hatırı sayılır bir azalma izlenir.

Çocuklarda süt dişi çekilmek zorunda kalındığında, oluşan boşluk doldurulmalıdır?

Tedavi edilemeyen çürük süt dişler çekilmelidir. Çekilen süt dişlerinin yerine kısa sürede kalıcı dişler geleceğinden, bu boşluğun kapanmaması sağlanmalı. Çekilmiş olan dişlerin yerine yer tutucu apareyler uygulanmalıdır. Bu uygulama yapılmadığında, boşluğa her iki taraftaki dişler kayıp yerleşir. Bu şekilde kalıcı dişlerin yeri kapanmış olur. Daha sonradan dişlerdeki dizilişi düzeltebilmek için, maliyeti daha yüksek olan tedaviler gerekebilir.

Paylaş:
Benzer Yazılar