0555 996 67 31 0212 224 40 50

Bunları Biliyor muydunuz?

Diş Beyazlatma

Merhaba bugün diş beyazlatma ile ilgili merak edilen soruları cevaplamaya çalışacağım. Öncelikli olarak diş beyazlatırken hangi maddeleri kullanıyoruz? Bu çok merak edilen bir soru. İki tip maddeyi kullanıyoruz. Karbonitperotip ve Hidrojenveroksit. İkiside diş beyazlatıyor. Sadece etki mekanizmaları farklı. Biz de ona göre farklı sistemler uygulayarak hastaya göre seçim yapıyoruz.

Bir diğer soru: Diş beyazlatmak dişlere zarar veriyor mu?

– Hepimiz bunu çok merak ediyoruz. Hem beyaz olmasını hemde bunu sağlarkende zarar görmemesini istiyoruz. Burada şunu söylemek gerekir. Bir bardak kola dişlerinize ne kadar zarar veriyorsa uygulamada bundan daha az zarar vermekte. Tabiki bunun dozu çok önemli. Uygun dozda uygun malzemeler kullanmak lazım. Yüksek dozda jel kullandığımız zaman dişlere zarar verebiliyoruz. ayrıca düşük dozda da kullanırsak istediğimiz etkiyi alamıyoruz. Bu yüzden uygun teknik ve jeli kişinin diş ve ağız yapısına göre tercih ediyoruz.

Her diş aynı şekilde beyazlar mı?

– Malesef her diş aynı şekilde beyazlamıyor. Çok zor olacağını düşündüğümüz dişler kolayca beyazlarken, kolay beyazlar diye düşündüğümüz dişler zaman alabiliyor. Ama şunu söyleyebilirim; eğer sarı dişleriniz varsa beyazlama daha kolay oluyor. Eğer gri dişleriniz varsa beyazlatmak daha fazla zaman alabiliyor.

Ağızımda porselen dolgu, krom dolgu var. Bunlar beyazlar mı?

– Maalesef onları beyazlatamıyoruz. Önce ağız doğal dişlerimizi beyazlattıktan sonra eğer renk farklılıkları oluyorsa o zaman onları tekrar iyileştirmemiz gerekiyor. Çoğu zaman çok renk farklılıkları olmuyor ama sonrasında değiştirmek gerektiğini bilmeniz gerekiyor.

Diş beyazlatmanın yan etkileri var mı?

– Evet en çok merak edilen sorulardan biriside bu. Bu sorunun cevabı evet. Dişlerde hassasiyete sebep olabiliyor.

Ağız Kokusu

Merhaba bugün ağız kokusu hakkında merak edilenleri cavaplandırmaya çalışacağım. Ağızdaki hoş olmayan kokuya ağız kokusu ve haitosis diyoruz. Bu insanların sosyal çevresinde hoş karşılanmayan ve incinmeye sebep olmakta. Biz ağız kokusunu patolojik ve fizyolojik olmak üzere ikiye ayırıyoruz. Fizyolojik ağız kokusu beslenme sonrasında yada sabahları kalktığımızda olan kokudur. Bu gece boyunca sindirim kanalında biriken yada dilin üzerinde biriken bakterilerden olabiliyor. Bu bir hastalık belirtisi değildir. Bu kokudan iyi bir ağız hijyeni ile kurtulabiliyoruz.

Patolojik ağız kokusu ise daha ciddi bir hastalık belirtisidir. Tedavi edilmesi gerekir. Ağız kokusu %90 oranında ağızdan kaynaklı, %8 oranında üst solunum yollarından, %1 sindirim sistemi, %1 ise metabolik sebeplerden olabiliyor.

%90 ağızdan kaynaklı ise biraz bundan bahsedelim. Özellikle diş aralarında, dil üzerinde ve çevre dokularda yemek artıklarının birikmesi sonucunda ağız kokusu oluşabiliyor ve bunun giderilmesi için güzel bir fırçalama yapılması gerekiyor. Onun dışında diş çürükleri varsa, diş iltahabı varsa bunlarda ağız kokusuna sebep olabiliyor. Yeterince iyi yapılmayan ve temizlenmeyen protezler, yediğimiz yiyecekler mesela soğan, sarımsak gibi yiyecekler ağız kokusuna neden olabiliyor.
Kullandığımız sigara, alkol gibi ürünler sebep olabiliyor. Ayrıca karaciğer hastalığının belirtisi olabiliyor. Sinüs ve akciğer enfeksiyonlarınında belirtisi olarak ağız kokusu olabiliyor. Eğer ağızda bir aseton kokusu varsa o zaman şeker hastalığından şüpheleniyoruz. Balık kokusu gibi bir koku varsa o zaman da böbrek hastalıklarından şüpheleniyoruz.

Peki bundan kurtulmak için ne yapabiliriz?

– Öncelikle iyi bir ağız ve diş bakımıyla bu kokulardan kurtulabiliyoruz. Ancak biz bunun yanısıra rutin doktor kontrollerini öneriyoruz. Çünkü diş hekimleri bu bakterilerin ve plakların biriktiği yerleri temizleyebiliyor. Böyle oluncada ağız kokusundan kurtulabiliyoruz. Özellikler iyi yapılmayan protezler ve köprülerin altında biriken kalıntılar kokuya neden olabiliyor. Sadece bu köprü ve protezlerin değişmesi ile bile ağız kokusundan ciddi oranda kurtulabiliyoruz. Bunun dışında diş fırçalayarak kurtulabiliyoruz. Ancak yumuşak bir fırça ile değil orta sertlikte bir fırça kullanmalıyız. Çünkü yumuşak bir fırça ile kalıntıları tam anlamıyla temizleyemiyoruz. Bir diğer önemli faktör dili fırçalamak. Evet dişlerimizi fırçalıyoruz ama dilimizi ihmal ediyoruz. dili güzelce fırçalayarak oradaki bakteri plağından kurtulabiliyoruz. Onun dışında çinko içeren gargara, diş macunları olabilir. Ama öncelikle diş hijyeninin sağlanması gerekir. Yani diş çürükleri, diş taşları, plakların temizlenmesi gerekiyor.

Bir diğer konu ise şu dönemde ağız kokusunun ölçümü ile alakalı.

– Biz ağız kokusunun ölçümünü haritometri denen cihazla yapıyoruz. Ama burdan çıkan sonuç bizi için çok birşey ifade etmiyor. Çünkü bu ölçüm esnasında uyulması gereken bir çok faktör var. Uyulmadığı zaman sonuçlar yanıltıcı olabiliyor. Uyulsa bile her zaman tatmin edici sonuçlarla karşılaşabiliyoruz. Bizim için ağız kokusunun net ölçümü kendi duyduğumuz ve çevremizden gelen tepkilerdir.

Estetik Diş Dolguları

Merhabalar. Bugün diş dolguları ve özellikle estetik diş dolguları ile alakalı sorulan sorulara cevap vereceğim. Estetik diş dolguları diyoruz çünkü estetik olmayan diş dolguları eskiden bildiğimiz dolgular. Çoğunlukla yapılmıyor. Yüzde bir oranında yapılıyor. Şimdilerde kompozit dolgu dediğimiz estetik dolgular daha çok yapılıyor.
Estetik dolgular kendi içinde ikiye ayrılırlar. Klinikte uyguladığımız estetik dolgular, birde laboratuvar da hazırladığımız estetik dolgular. Klinikte uygulanan dolgular arkada dişlerde ve ön dişlerde diye ikiye ayrılır. Klinikte yaptığımız estetik dolgular aslında yine çürümüş dişe yapılır ancak görüntü açısında çok önemlidir. Birazcık daha dişi birebir taklit eden dolgusudur. Burada renk uyumu çok önemlidir. Arkada da renk uyumu çok önemli ancak ışığı nasıl geçirdiğide çok önemli. Normal çürük dişi tedavi ediyorsak o zaten klasik dolgu. Ancak biraz daha dişin yapısına uygun diş dolgusu yapacaksak buna Bonding uygulaması diyoruz. Çeşitli varyasyonlar yapılabilir. Mesela dişin rengi biraz gri gibiyse biz biraz daha açık renk kullanabilirsiniz.Yani diş beyazlatma yapsakta yapmasakta diş dolgusuyla biraz daha açık renkte dişe sahip olaibilirler. Dişin dış kısmına bu uygulamarla ince bir tabaka koyabiliriz. Bunlar bonding uygulamaları. Bonding uygulamasında bazen dişi uzatma imkanı olabilir. Artık dolgu maddeleri bize o kadar çok varyasyonlar sunuyor ki bize,istediğimiz rengi uygulayabiliyoruz. Eğer dişte biraz daha fazla opaklık varsa tüm bunları birebir taklit etme şansımız var. Beyaz dolgular uzun zamandır yapılan dolgular olduğu için herkezi bildiği bir dolgu metodudur.Dişin üzerine bastığınız zaman eğer ağrı varsa o zaman tedbir almak gerekiyor.
Arka dişlerde estetik dolgu olarak laboratuvarda hazırladığımız dolgular var. Tek seansta çürüğü temizleyerek ve yaptığımız dolgulardır. Eğer çürük çok fazla dişin altında ise temizleyip ölçü alıp laboratuvara yolluyoruz.Bunlar laboratuvarda diş rengi ancak yine dolgu olarak hazırlanıyor. Bunlar kaplama değil. Çünkü insanlar ölçü alındığında porselen kaplama sanmakta. Ölçü alınıp dolguda yapılabilir. Bunlar birkaç maddeyle yapılabilir. Birincisi kompozit dolgu maddesi, diğer çeşitte yine bir porselen çeşidi. Bu tamamen o dişin özelliğine göre karar verilecek bir durumdur. Bunlar bir sonraki randevuda dişinin içerisine yapıştırılır ve adapte ettirilir. Eğer fiziki şartlarımız o seansta güzel dolgu yapmamıza en oluyorsa yani bunlar çok fazla tükürük varsa, kanama varsa, çalışma alanı çok gerideyse veya çürüğü temizledikten sonra oluşan boşluk çok büyük ise o zaman ağız içinde bu dolguyu ağız içinde sağlıklı ve güzel yapabilmek yani bunlar; dişin diğer dişle kontağını düzgün yapmak, diş etiyle uyumunu düzgün yapmak zorsa bu yüzden ölçü alarak dışarıda bu dolguyu yapmak daha doğrudur.

Diş Sıkma

Merhaba bugün size diş sıkma hakkında bilgi vereceğim. Kaliteli yaşam herkes için önemli ancak bunu etkileyen birçok faktör var. Bunlardan bir taneside bizim Bruksizm diye adlandırdığımız diş sıkma oluyor. Bunu genelde geceleri uyku sırasında ve farkında olmadan yapıyoruz. Bunu istemsiz yaptığımız için birçok olumsuz faktörle karşılaşıyoruz. Bunu farkına varamıyoruz ancak olumsuzluklar ortaya çıktığı zaman farkediyoruz. O zaman da iş işten geçmiş oluyor. Diş gıcırdatma dediğimiz olay bizim farkına varmadan yaptığımız bir olaydır. Parmak kütletmek ve dudak ısırmak gibi farkına varmadan ve sonucunda olumsuzluklarla karşılaştığımız bir durum. Genel olarak 20-40 yaş arasında ve özellikle bayanlarda görmekteyiz. Çocuklarda da görmekteyiz. Çocuklarda olanının bir kısmı normal karşılanıyor. Çünkü onların süt dişleri ile daimi dişlerinin olması dönemine hazırlık sağlayabiliyor. Yada çok stresli oldukları dönemlerde, ailevi veya okul problemlerinin olduğu dönemde görülebiliyor. Yada birşeye tepki olarak olabiliyor. Mesela kulak ağrısı yada diş çıkarırken olan ağrı gibi durumlara tepki olabiliyor.

Bunun birçok etkisi olabiliyor. Tek bir nedene bağlayamıyoruz. Genetik etkileri de olabiliyor. Anne babada varsa büyük ihtimalle çocuğada geçebiliyor.
Diş sıkmayı gece ve gündüz olmak üzere iki döneme ayırıyoruz. Gece olanı uyku sırasında ve bilinçsizce yapıyoruz. Sabah uyandığımız zaman etkilerini görebiliyoruz ve bu etkiler gün içerisinde azalabiliyor. Gündüz yaptığımız ise belirli hareketleri yaparken yaptığımız ve bir süre sonra farkına varmamızın daha kolay olduğu dönemdir. Genelde stres kaynaklı oluyor ve bayanlarda bunu daha çok görmekteyiz. Tek bir nedeni yok ancak en önemli nedeni stres. Bu stres hayatımızda olmaya devam ettiği müddetçe diş sıkmaya ve gıcırdatmaya devam ediyoruz. Bunların dışında karakterde bu noktada önemli. Eğer agresif ve sinirli bir karakteriniz varsa diş gıcırdatmaya devam edebiliyoruz. Onun dışında kişisel beslenme ve sigara-alkol tüketimi gibi durumlar varsa bu diş gıcırdatmaya meyilli yapabiliyor. Bunların dışında uyku bozuklukları da etkili oluyor. Özellikle apne dediğimiz nefes alma bozukluğu varsa diş gıcırdatmaya çok daha meyilli olabiliyor. Bir diğer konu ise vitamin eksiklikleri. Eğer B5 vitamini yani antistres etkisi olan vitamin eksikse diş gıcırdatmaya meyil artmakta. Ayrıca kalsiyum ve magnezyum eksikse de olabiliyor. Kalsiyum özellikle istemsiz kas kasılmalarını tetiklediğinden dolayı bu duruma sebep olabiliyor. Ayrıca kullanılan antidepresan, reflü ve parkinson tedavisinde kullanılan ilaçlarda diş sıkmada etkili olabiliyor.

Diş sıkma durumunun sonucunda dişte hassasiyet meydana gelebiliyor. Sıcak ve soğuk birşeyler yiyip içtiğimizde ve diş fırçalarken hassasiyet meydana gelebiliyor. Daha fazla sıkma ve kuvvet uygulamada dişlerde kırılmalar meydana gelebiliyor. Yapılan köprü ve kaplamaları kırabiliyoruz. Onun dışında yanak ve dilde tahrişler meydana gelebiliyor. Sonrasında boyun ve sırt bölgelerinde kas ağrıları meydana gelebiliyor.

Bunu nasıl tedavi edebiliyoruz?

Biz diş hekimleri olarak gece koruyucuları yapabiliyoruz. Bu silikondan yapılan bir plak. Böylece gece meydana gelen sürtünme ve aşınların önüne geçebiliyoruz. Ayrıca çiğneme kaslarınında kuvvetini dengeliyor. Ama bunun yanında da mutlaka ek tedaviler gerekiyor. Mesela psikolojik stres olduğu için bu stresten uzaklaştıracak psikolojik destek gerekebiliyor. Bunun yanında kas gevşeticiler kullanılabilir. Çünkü çok yoğun kas kasılmaları olduğu için bunu rahatlatmak gerekebilir. Ağızda problem varsa bunları düzeltmek gerekebilir. Çünkü alcak veya yüksek yapılmış dolgu,protezler, dengesiz kapanışlar diş sıkmayı tetikliyor. Ağızında düzenli hale gelmesi lazım. Onun dışında uykumuzu dengeli hale getirmemiz lazım. Yatmadan önce yemek yemememiz lazım. Yada sakinleştirci çaylar içerek uykumuzu düzenlememiz gerekebilir. Bunun dışında uyguladığımız çene ve temporal kısma uygulanan botoks olabiliyor. Bu sıkma kuvvetini azaltıyor. Çiğnemenize herhangi bir olumsuz etkisi olmuyor. Sadece o kasın sıkma gücünü azaltıyor. Çiğnemenize olumsuz etkisi yok. Ancak bunu 6-8 ayda bir tekrarlamak gerekebiliyor. Teşekkür ederim.

Kanal Tedavisi

Merhaba bugün kanal tedavisi hakkında merak edilen ve bize ulaşan sorular hakkında konuşacağız.

Kanal Tedavisi nedir?

Bu soru en çok rastladığımız konuların başında geliyor. Kanal tedavisi dişinizin içindeki pulpanın alınıp daha sonra o bölgenin doldurularak tekrar sağlıklı hale gelmesi işlemidir. Şekil üzerinde bakacak olursak; gördüğünüz üzere bir dişin dış kısımdan kesiti var. Eğer çürük dişin üst beyaz kısmı ve sarı kısımda olursa biz dişi dolgu ile tedavi ediyoruz. Bu çok sık yapılan bir yöntem. Fakat çürük bazen çok hızlı ilerleyerek pulpaya ulaşabiliyor. Bu tip durumlarda bizim kanal tedavisi dediğimiz işlemi yapmamız gerekebiliyor.

Kanal tedavisi yaparken ne yapıyoruz?

Örneğin hızlı ilerleyen çürük pulpaya ulaşmışsa ve biz bunu sadece dolgu tedavisi ile tedavi etmeye çalışırsak dişin ağrısını önlememiz mümkün değil. Sadece ağrı yapmaklada kalmaz çok ciddi ağrı ve yüzünüzde apselere neden olabilir. Bizim yaptığımız işlem çürüğü temizleyip pulpaya ulaşarak, pulpayı da alıp o bölgeyi özel dolgularla doldurma işlemi yapıyoruz. Bu sırada hastaya mutlaka anestezi uyguluyoruz ve hastanın hiçbir ağrı duymamasını gerçekleştiriyoruz.Çünkü kanal tedavisi çok ağrılı bir işlemdir. Bu yüzden anestezi kullanarak hastanın hiçbir ağrı duymamasını istiyoruz. Daha sonra üst dolgu da yapıldıktan sonra dişimiz ağızda kalmış ve kaybetmemiş oluyoruz.

Kanal tedavisi bütün dişlere yapılabilir mi?

Evet bütün dişlere yapılabilir. Ön diş, arka diş, 20 yaş dişi hepsine yapılabilir.

Peki bu işlem uzun süreli bir işlem mi?

Biz genelde kanal tedavisini tek seansta bitiriyoruz. Bunun sebebi kanal içerisinde bir enfeksiyona sebep olacak bir durumu ortadan kaldırmak. Çok iyi temizlenip, doldurulması gerekiyor. Bunlar eğer tek seansta yapılırsa başarı oranı çok yüksektir. Fakat hastamızın dişinde apse varsa, şikinlik varsa bu tip durumlarda kanal tedavisini birkaç seansa dağıtabiliyoruz. Buda hastamızın ağrısını azaltmaya ve tekrar ağrı duymasını engellemeye oldukça imkan sağlıyor.

Kanal Tedavileri Kalıcı mıdır?

Evet kalıcı bir tedavidir. Kanal tedavisi yapılan diş ağızda kalmaya ve normal fonksiyonlarını gerçekleştirmeye imkan sağlıyor. Azı dişiyse yemek yemenize, eğer ön dişlerde ise dişi çekmeden estetik olarak yerinde kalmasına imkan sağlıyor. Kanal tedavilerini uzun süreli tedavilerin sonucunda yani çok eski yapılmış bir kanal tedavisinde dişimizin beslenmesini ortadan kaldırdığımız için pulpayı alarak bazı renkleşmelerle karşılaşabiliyoruz. Ancak buda bazı dolgularla ortadan kaldırılabiliyor.

En çok sorulan bir diğer soru kanal tedavisi maliyetli bir işlem midir?

Kanal tedavisi maliyetli bir işlem değildir. Birçok açıdan düşünmek lazım. Eğer biz o dişe kanal tedavisi yapmazsak çekmek zorundayız. O bölgedeki boşluğu ya implant ile yada yandaki dişlerden destek alarak köprü ile doldurmamız gerekmekte ve bu işlemler kanal tedavisine göre çok daha maliyetli işlemlerdir. Dolayısıyla kanal tedavisi uygulayarak maliyeti çok aza indirgemiş oluyoruz.

Hangi yaşlarda kanal tedavisi yapılabilir? Genç yaş ve ileri yaşlarda da uygulanabilir mi?

8 yaşından itibaren her yaşa ve her dişe kanal tedavisi yapılabilir. Genelde 7-8 yaş döneminde ön dişler ağıza sürer. Çocuklar bu dişleri hala süt dişi sanarak oyun oynarken gibi durumlarda dikkat etmez ve bazı diş kırıkları meydana gelebilir. Bazen diş tamamen yerinden çıkabilir. Biz burdan anne ve babaları özellikle uyarmak istiyoruz. Bu dişlere mutlaka tedavi uygulanmalı. Gerekiyorsa kalan tedavisi yapılmalı. Hatta yerinden çıkmışsa bir tuzlu suyun içine konarak bir hekime başvurulmalı.

20 yaş dişlerinde kanal tedavisi yapılabilir mi?

Evet 20 yaş dişlerinde de kanal tedavisi uygulanabilir. Eğer bizim için çok önemliyse, bir köprü ayağı görevindeyse yapabiliriz. Artık günümüzde sağlıklı olsa bile 20 yaş dişlerine köprü yapmayıp çekmeye çalışıyoruz. Ancak önceden yapılmış 20 yaş dişine bir köprü varsa ve bir çürük meydana gelmişse tabi ki kanal tedavisi yapılabilir. Ön dişlerde kanal tedavisi 1 kanalla bitebilirken, arkada dişlerde bu kanal sayısı altıya kadar yükselerek biraz daha zaman alabiliyor. Dolayısıyla arka tarafta yapılacak kanal tedavileri biraz daha uzun sürecek tedavilerdir.

Hollywood Smile

Merhaba. Bugün size Hollywood Smile hakkında bilgi vereceğim.
Aslında Hollywood Smile, Hollywood yıldızlarının gülüşlerinden esinlenilerek konulmuş bir isim. Buradaki amaç kişinin yüzüne uygun, o stara uygun nasıl bir imaj vermek istiyorsa o doğrultuda planlanan bir gülümseme şekli. Burada hastanın kendi dişleri varsa çok güzel ancak kendi dişleri yoksa ve bir kariyer planlıyorsa, dişlerinden memnun değilse biz bu doğrultuda planlamayı yapıyoruz. Bu yine gülüş tasarımı içerisinde olan birşey. Hollywood Smile’da tek fark renkleri, dizilimleri starlar boyutunda düzenleme yapabiliyoruz. Bu tedaviler arasında herkesin bildiği Laminant yani yaprak porselenler var. Eğer hasta dişlerinden memnun değilse ve yüzünü istediği gibi göstermiyorsa ki çevrenizde vardır. Kişi çok güzel bir kızdır ancak güldüğü zaman dişleri küçük olduğu için yüzünü hiç güzel göstermez.

İşte o zaman çok radikal bir karar vererek bu tedaviyi olmak isterler. Burada hastalar bize beğendikleri starların fotoğrafları ile geliyorlar. Özellikle bu starlar arasında birkaç isim herkesin çok beğendiği ve bize gelirken getirdiği resimlerdir. Burada biz de hastanın istediği dişlere sahip olmasını istiyoruz. Fakat burada şöyle bir handikap var. İstediğiniz gerçekte o starın dişi mi yoksa yüzünde çok hoşunuza giden ve anlamlandıramadığınız bir şey mi?

Bunu mutlaka tespit etmek lazım. Biz bunu yapabiliyor ve o hastanın yüzüne uygun çalışmayı gerçekleştirerek o hastanın yüzüne uyguluyoruz. Gördüğümüz eksiklikler ve uygun olmayan noktaları orda ifade edebiliyoruz. Hastaya ne uygun olduğunu orada gösterebiliyoruz. Tam o star gibi olmasa bile ne hoşuna gidiyor; dişleri mi yoksa dolu dolu gülmek mi? gösterebiliyoruz. Bu ön çalışmayı daha tedaviye başlamadan önce mutlaka yapıyoruz. Çünkü bu çalışma bizim tüm yol haritamızı çizer. Hastanın bir sürpriz ile karşılaşmaması ve bizim de sürpriz bir tepki ile karşılaşmamamız adına mutlaka bu çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Bu çalışma sayesinde sonucu hemen hemen gördüğümüz için o şekilde yola çıkıyoruz. Hollywood Smile’da mutlaka o dişlerin beyazlıkları vardır. Beyazın tonları vardır. Dişlerin rengiyle çok çeşitli olarak oynayabiliyoruz. Şimdiki yapılan porselenlerde tabiki doğal ama beyazın bile çok çeşitli tonları vardır. O yüzden biz hastadan müdehaleden önce bir anamnez alırız. Bir kişilik tahlili yaparız ne istediğini öğrenmeye çalışırız. Bütün bunların tespitinden sonra istediğiniz gülümsemeye tabiki sahip olabilirsiniz.

Bonding Uygulaması

Facebook Canlı Yayın | Bonding Uygulaması yapıyoruz!
Merhaba bugün size Bonding uygulamasını göstereceğiz.
Öncelikle hastamıza teşekkür ediyoruz. Birkaç handikapımız var. Hastamızın bazı kanamaları mevcut. Belki bugün hepsini yapamayabiliriz ancak size kısada olsa Bonding uygulamasını göstereceğim.

Biz Bonding uygulaması ile üst ön 6 dişi diğer dişlerle daha uyumlu hale getirerek aşınmış bölgeleri düzelteceğiz. Ama daha önce diş eti tedavisi uyguladığımız için iki dişte kızarıklık mevcut. Belki bunları bugün yapamayabiliriz. Eğer diş eti kanarsa bonding’in tutunmasına ve renklenmesine neden olur. Bonding uygulamasında dişin üzerinde dolgu varsa dolguyu alıyor eğer leke varsa lekeyi temizliyoruz. Gördüğünüz gibi dişin üzerindeki lekeli ve dolgulu alanı aldık. Şimdi Bonding’in daha sağlıklı tutunması için klasik dolgu yöntemlerde yaptığımız herşeyi yapıyoruz. Kullandığımız bu asit dolgunun dişe tutunmasına yardımcı olur. Hastamızın diş sıkma problemi olduğu için aşınmış yüzeyler mevcut. Biz önce diş sıkma problemini hallettik. İki ay gibi bir süre geçti. Şimdi sıkmanın neden olduğu ön bölgedeki hasarı toparlamak adına Bonding uygulamamızı yapıyoruz. Kullacağımız dolgunun rengini hastanın dişlerinden biraz açık tonda seçeceğiz ancak kendi diş tonuyla uyumlu olacak. Uygulama için seçtiğimiz dolgular en iyi estetik sonucu verecek dolgu maddeleridir. Hem mine tabakasını hemde opak tabakayı taklit edebilecek dolgu maddeleridir. İstediğimiz tondan az açık dolgu maddesi kullanıyorum ki hastamızın tükettiği yiyecek ve içeceklerden bu madde etkilecektir. Onun için Laminant’a göre bu bir dezavantaj. Onun için daha iyi bakmak gerekir. Bonding uygulaması kısa sürede sonuç verdiği için çoğunlukla yakın zamanda düğünü olanlar gibi kişiler için ideal. Ancak çoğunlukla Bonding uygulamasından bir süre sonra bu süre bir ayda olabilir, üç yılda olabilir laminant uygulamasına geçebiliyoruz. Dikkat ederseniz dişleri 1 mm kadar öne taşımış oluyoruz. Bu uygulama ile kısa olan dişleri uzatma şansımız var. Diş aralarında aralık varsa bunları kapatma şansımız var. Bu operasyonumuz genel Bonding uygulamasından ziyade şuanda sadece ön kısımlara odaklanmış bir operasyon. Bonding uygulamasında cilalama çok önemli. Ne kadar iyi cilalanırsa daha uzun süre güzel gözükecektir.