Beyazlatılan Dişler Ne Kadar Süre Beyaz Kalır?

Paylaş:

Her bireyin metabolik açıdan fonksiyonları değişken olduğundan ağız içi dokuları ve enzimleri farklılık göstermektedir. Diş beyazlığını sağlayan mine tabakası altında dentin denilen diş bölümü yer alır ve bu bölüme etki eden genetik faktörler ve tükürük salgısı gibi durumlar söz konusudur. Tükürük içerisinde yer alan enzimler fazla işlevsel olabildiklerinden bazı insanlarda çabuk çürümeye yol açarlar. Bunun dışında çürüme ve lekelenmenin nedenlerinden biri de diş minesi üzerinde olumsuz etki yapan asit içerikli maddelerdir.

Asitli maddeler sonrasında tüketilen çay, sigara ve kahve gibi ürünler diş üzerinde kahverengi tonlarında lekeler oluşmasına neden olurlar. Bu lekelerden kurtulmak ve gülümseyişleriyle daha özgüvenli hissetmek isteyen bireyler ise kimyasal işlemlerden oluşan bleaching yöntemi olarak da bilinen diş beyazlatma aşamalarını tercih etmektedirler. Çeşitli yöntemler ile beyazlatılan dişler yöntemine göre farklı uzunluklarda beyaz kalmaktadır. Kimi bireylerde bir yıla kadar çıkan bu süre sonunda dişler tekrardan beyazlatma işlemi uygulanmadan önceki renk ve yapısına dönerler.

Kişinin diş mine yapısına bağlı olarak dişte renklenmeler olabileceği durumu da söz konusu olduğundan kimyasal beyazlatma sonrası bazı bireylerde 6 ay süren beyaz kalan diş yapısı bazı bireylerde 3 ay gibi kısa bir sürede tekrar eski haline dönmektedir. Fakat her şekilde diş yapısında çürüklere karşı dayanıklı olmasını sağlayan floroid katkılı işlemler uygulanmakta ve dişler güçlendirilmektedir. Kimyasal işlemler uygulanarak beyazlatılan dişler 3-8 ay gibi bir döneme özgü olarak beyaz kalmaktadır.

Beyazlatma sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Kahve ve çay tüketiminin az olması
  • Florür içeren diş macunu kullanma
  • Dişlerde asit etkisini gösterecek içeceklerden ve yiyeceklerden uzak durma
  • Beyazlatma işleminden sonra ilk 6ay tekrar bir kimyasal işlem uygulanmaması
  • Diş pastası gibi farklı beyazlatıcı maddeler kullanmama
  • Evde uygulanan LED ışık içeren beyazlatıcıları ilk 6ay kullanmama

Bu veriler dikkat eden bireylerde kimyasal işlem sonrasında çok daha verimli bir süreç etkili olabilecek ve lekelenmeler gecikecektir. Diş hekimine danışarak uygun olan yöntemleri kullanabilirsiniz. Kişiye göre değişebilen bir metabolik yapı olduğundan diş minesinin hassasiyet durumuna göre kişiden kişiye farklılık gösteren diş beyazlatma yöntemleri kimyasal işlemler olduklarından fazla uygulanması hem dişlere hem de diş dokusuna zarar verebilecektir.

Diş Beyazlatma Yöntemleri

1950 yıllarında başlanan ve ilk olarak Amerika’da gerçekleşen Diş beyazlatma yöntemleri dış görüntüsünde iyileşme odaklı yapıldığından estetik yöntemler arasında yer almaktadır. Hidrojenin peroksitleri zehirli maddelerdir ve çok çabuk tepkime verebilirler. Burada bahsi geçen hidrojen peroksitteki oksijen molekülü tepkime sırasında parçalanarak dişlerdeki oksijenasyon sürecine dahil olarak beyazlama yöntemini başlatırlar.

Beyazlatma işleminde uygulanan oksijen içerikli madde jel kıvamındadır. Aksi durumda gaz ile çalışmak çok da verimli olamayacaktır. Diş beyazlatma yöntemleri kendi içerisinde 3 dala ayrılmaktadır. Lazer ışınları ile uygulanan bu yöntemlerde her bir diş için yaklaşık olarak 30 saniye sürecinde lazer ışın verilmektedir. Burada amaç oksijenin aktive olarak diş minesinde bir beyazlatma işlemi görebilmesini sağlayabilmektir. Hekim tarafından uygulanabilen bu beyazlatma yöntemleri dışında hastanın evde kendi uygulayabileceği yine hekim destekli bir beyazlatma programı da vardır.

Program kapsamında hastanın diş ve ağız yapısından bir kalıp ölçü alınır. Alt ve üst çene tamamını kapsayan bu kalıba uygun biçimde yapılan bir jelin donması ve kalıbın şeklini alması sağlanır. İlerleyen zamanlarda bir iki gün içinde hastaya u kalıp verilir ve özellikle de geceleri aktif olarak takması istenir. Burada alınan sonuç kimyasal yöntemlerden farklı olarak daha uzun sürmektedir. Oksijenin aktive olma süresi ile alakalı bir durumdur.

Diş beyazlatma yöntemleri:

  • Kimyasal beyazlatma
  • Fototermal beyazlatma
  • Fotokimyasal beyazlatma

Kimyasal beyazlatma işleminde hekim tarafından hazırlanan jel madde dişe uygulanmak sureti ile kalıba alınır. Daha sonra her bir diş ile temas edebilecek biçimde dişlerin üzerinde kalıp yerleştirilir. Adından da anlaşılacağı gibi kimyasallar kullanılarak yapılan diş beyazlatma yöntemidir. Pek çok hekim bu yöntemin diş minesine zarar verebildiği düşüncesi ile yılda 2 defadan daha fazla yapılmaması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Kişilerin evde uygulayabileceği forma getirilen kimyasal maddeler hekim tarafından belirtilmediği sürece tek başına uygulanmamalıdır. Aksi durumda diş minesinde geri dönüşü olmayan zedelenmeler yaşayabilirsiniz.

Fototermal diş beyazlatma yönteminde ise jel haline getirilmiş bir madde ile bu maddenin daha iyi aktive olabilmesi için ışın uygulanması söz konusudur. Diyot lazer olarak bilinen bu yöntemde elektronik aksama sahip diyot adı verilen devre elemanlarından yararlanılarak ışık verilir. Diş üzerinde yakın mesafeden uygulanan bu ışık ile jel aktive olarak diş araları da dahil her alana etki eder. Böylelikle kısa sürede bir beyazlatma yöntemi uygulanmış olacaktır. Jel içerisinde yer alan kimyasallardan dolayı mineye zarar gelmesi muhtemeldir.

Son olarak fotokimyasal diş beyazlatma yönteminde ise yine fotonlar söz konusudur. Fakat buradaki ışın demeti beyaz ışık yerine mavi ve yeşil olacak biçimde ayarlanmaktadır. Bildiğimiz ışıklardan farklı olarak dalga boyu değişik olan ışınlar diş minesi üzerinde belirli aralıklarla uygulanır. Işık spektrumunda ultraviyole adı verilen bölgede yer alan bu ışık ışınları cilt dokusu ile temas etmemelidir. Aksi durumlarda dokuda bozunmalar meydana gelerek yanma ya da yar formunda sıkıntılar oluşabilir. Sadece mavi ışın demetinde bu sıkıntı vardır.

Yeşil ışık dalga boyu düşük olduğundan zarar vermez. Her iki yöntemde de diş beyazlatma için belirli bir miktarda jel kullanılır. Bu jelin içeriği diğer yöntemlere olduğu gibi çok fazla kimyasal içermemektedir. Diş minesi üzerinde uygulanan jelin dişetine sızması engellenmelidir. Aksi durumda çok hassas bir yapı olan diş etleri zarar görebilir. Bunun yanı sıra diş beyazlatma işlemi sonrasında uygulanan güçlendirici işlemler ile dişler çürük oluşumuna karşı en az 6 aylık süre için korunmuş olur.

Diş Beyazlatma İşlemi Uygulanışı

Diş beyazlatma yöntemlerinden kimyasal olanlar doktor kontörlünde uygulanabilen işlemler olup bireyin ağız ve diş durumuna bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. İlk olarak bu iş ile ilgili olan diş hekimine giderek belirli bir tarihte diş beyazlatma işlemi için randevu alınır. Sonrasında son 12 saat içerisinde asitli gıda tüketmemiş olacak biçimde diş beyazlatma işlemi uygulanır. Uygulama şamasında kullanılan foton yöntemine bağlı olarak kimyasal jel destekli uygulama yapılır. İşlem her diş için yaklaşık 30 saniye olduğundan yarım saat gibi kısa bir sürede işlem tamamlanmış olacaktır. Sonrasında uygulanan güçlendirme sayesinde dişlerin daha dayanıklı olması sağlanır.

 

Diş beyazlatma İşlemi Uygulanabilen Kitleler

Diş beyazlatma işlemi her hasta için uygun bir işlem olamayabilir. Kaplama dişler üzerinde uygulanan diş beyazlatma tekniği kimyasal bileşenler içerdiğinden aşındırıcı özelliğe sahiptir. Bu nedenle kaplamada tercih edilmesi doktora bağlı bir durumdur. Sağlıklı bir bireyin kendi dişleri ya da implant olması durumunda ise kimyasal beyazlatma işlemleri rahatlıkla uygulanabilmektedir. Takma diş yani protez diş kullanan bireylerde çok fazla sararma yada lekelenme durumu söz konusu olmadığından bu işlemlere genel olarak ihtiyaç duyulmaz fakat isteğe bağlı olarak yapılabilir. Çocuklarda uygulanmaması gereklidir.

Diş Beyazlatma İşlemi Başarısı

İlk olarak Amerika’da başlayan bleaching işlemi son derece başarılı bir işlem olup harika görüntüler ortaya koymaktadır. Dişlerinin parlaklığı karşısında hayrete düşen hastalar bir sonraki diş beyazlatma işleminde keyifli biçimde hareket ederler. Diş beyazlatma işlemi dünya ülkelerinde yaygın olarak uygulanan ve başarısı kanıtlanmış işlemlerdir. Bu konu hakkında yapılan klinik araştırmalar ile makaleler desteklenmiştir. Bulgular kısmında ise bireylerin dişlerinde ciddi anlamda parlaklık ve beyazlama gelişmeleri kaydedilmiştir.

Diş Beyazlatma İşlemi Güvenli Midir?

Diş beyazlatma işlemi başarısı ile bilinen ve güvenilir bir uygulamadır. Diş beyazlatma sırasında uygulanan kimyasalların doğru kullanılması ile diş etlerinin hasar görmesi engellenerek sadece dişlerin beyazlatılması sağlanabilir. Bunun yanı sıra bu uygulama kısa süren ve vücuda yan etkileri olmayan bir işlemdir. Ultraviyole ışınla yapılan işlemde diğer ışınlara oranla daha kısa süre ışın uygulanır. Burada amaç bireyin vücuduna UV ışınlarının en az şekilde gelmesi durumunu sağlamaktır. Tüm bu işlemler uygulanırken kişilerin gerekli kıyafetleri giymeleri sağlanır.

Işınların sapmasını engelleyebilmek adına sistemik cihazların doğru çalıştığı kontrol edilir. Bu konuda uzmanlaşmış hekimlerce yapılması gereken bir işlemler bütünüdür. Sonrasında uygulanan güçlendirme tekniğinde farklı bir toz bileşen ile dişlerin ve diş etlerinin yapı olarak güçlenmesi sağlanır. Bu şekilde uygulanan işlemin çok daha uzun sürelerce kullanılması mümkün olacaktır. Özellikle de medyada yer alan bireyler tüm dünya ülkelerinde kendilerini ifade ederken diş beyazlığı ile ön planda olmayı tercih etmekte ve bu işlemi güvenli olarak yaptırmaktadırlar. Bu konuda uzam bir hekim ile güvenilir biçimde işlemi yaptırabilirsiniz.

Yurt dışında hekimlerce uygulanan diş beyazlatma yöntemleri ülkemizde de çok sayda hekim tarafından kolaylıkla uygulanmaktadır. Bir sıkıntı yaşanmadan hastaların memnuniyetle işlem sonunda anket doldurdukları sonucuna varılmıştır. Bir başka gözlem formunda ise hastaların diş beyazlatma tekniği sonrasında memnun kalıp kalmadıkları ve diş hassasiyetleri olup olmadığı araştırılmıştır. Memnun kaldıklarını belirten hastalar arasında hassasiyet yaşayan birkaç hasta yer almakta fakat çoğunlukla diş beyazlatma sonrasında hassasiyet sıkıntısı yaşanmadığı dile getirilmiştir.


www.dentaluna.com internet sitesinde yer alan tüm açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirmeler kesinlikle tıbbi muayene ve tanı yerine geçmez
Paylaş:
Benzer Yazılar