Ağız ve Diş Sağlığı İle İlgili 10 Yanlış Bilgi

Paylaş:

Smiling woman at dentist

Toplumuzda ağız ve diş sağlığına gereken özenin gösterilmemesinden kaynaklanan birçok hastalığın yaygın olmasına rağmen, edinilen yanlış bilgilerle bu risk faktörü daha çok açığa çıkmaktadır. Ağız ve diş sağlığı ile ilgili yaşanan problemler aynı zamanda psikolojik temelli bazı sorunların yaşanmasına neden olarak, kişinin hayat standartlarını da etkilemektedir.

Ağız ve diş hastalıklarının sonucunda meydana gelen deformasyonlar; çiğneme problemleri, tat alma duyusunda azalma, konuşma, uyku ve gülme gibi fonksiyonel eylemlere olumsuz etki etmektedir. Tüm bu sorunların yanında sosyal kimlikte zayıflama, özgüven eksikliği, utangaçlık, anksiyete ve depresyon gibi psikososyal sonuçlara neden olmaktadır. Bu nedenle ağız ve diş sağlığı ile ilgili gereken bakımın yapılması ve ağız hastalıklarının tedavisi için doktor kontrollerinin düzenli olarak yapılması oldukça önemlidir.

Ağız ve diş sağlığındaki hatalı davranışların başında diş fırçalama tekniği gelmektedir. Diş taşının temizlenmemesi, hijyenin sağlanamaması ve yanlış fırça seçimi ile ağız sağlığı tehlikeye atılmaktadır. Ağız ve diş sağlığı ile ilgili edinilen yanlış bilgiler aşağıdaki gibi olmaktadır:

Diş fırçasını sert kullanmak daha iyi temizlik ve beyazlık sağlar

Diş sağlığındaki en yaygın yanlış inanış, fırçanın bastırılması gerektiğidir. Dişlerin daha iyi temizlenmesi ve daha beyaz olması için dişlerin sert fırçalanmasına gerek yoktur. Burada önemli olan fırçalama tekniğidir. Diş fırçasının kıllarının sentetik olması ve uçların düzgün sonlanması gerekir. Sert diş fırçaları ve sert fırçalama diş etlerinin tahriş olmasına, diş minelerinin zarar görmesine ve diş hassasiyetinin ortaya çıkmasına neden olur. Ayrıca tahriş sonucu ağız içi yaralanmaları meydana gelebilir. Bu yaralar ise enfeksiyon oluşumu destekleyerek, diş hastalıklarının oluşmasına yol açabilir.

Gebelik döneminde diş kaybı normaldir

Halk arasında ‘’her çocuk, bir diş götürür’’ düşüncesi tamamen yanlış bir kanıdır. Ağız ve diş sağlığının her dönemde korunması ve gerekli tedavinin yapılması gerekir. Anne adaylarının gebelik döneminde yaşadığı ağız problemleri, soruna ve çözüm yöntemine göre tedavi edilebilmektedir.

Gebelik döneminde diş tedavisi bebek için sakıncalıdır

Hamilelik oldukça hassas bir süreçtir. Bu nedenle anne adayını sağlığına daha çok dikkat etmesi gerekir. Özellikle fizyolojik değişim evresinden kaynaklanan diş problemleri, gebeliğin her döneminde yapılabilir. Acil müdahale gerektiren diş tedavilerinin bebeğe herhangi bir sakıncası yoktur.

Süt dişleri geçici diştir, süt dişlerinden sonra kalıcı dişler gelir

Bu düşünce, diş bakımının yeterli düzeyde yapılmamasına neden olduğu için yanlış bir düşüncedir. Süt dişleri çocuğun gelişiminde önemli yere sahip olan düzgün beslenme ve konuşma fonskiyonlarında etkin rol oynar. Süt dişleri kendilerinin yerine gelecek olan dişlerin sağlıklı gelişimi için uygun zemini korumaktadır.

Çocuk dişleri iğne ile çekilmesinden sonra bir daha çıkmayabilir

Süt dişleri çocukların altıncı ayından sonra çıkmaya başlar ve üç yaşında kadar bu süreç devam eder. Kalıcı dişler ise altı yaşından sonra çıkmaya başlar ve 12-13 yaşları arasında tamamlanır. Kalıcı ya da süt dişlerinden hangisinin çekildiği bu noktada oldukça önemlidir. Kısacası dişin iğne ya da farklı bir yöntemle çekilmesinin bir etkisi yoktur.

Ortodonti tedavisi ile çapraşık dişlerin düzeltilmesi ancak küçük yaşlarda yapılır

Diş yapısındaki anormal dizilim ve çapraşık dişler her yaş grubundaki hasta için tel tedavisi ile düzeltilebilir. Belli bir yaş sınırlandırması yoktur. Ancak tedavinin küçük yaşlarda uygulanması başarıyı arttırmaktadır.

Diş tartarlarının bir kere temizlenmesinden sonra devamlı olarak temizliğinin yaptırılması gerekir

Diş sağlığını tehdit eden ve diş hastalıklarına zemin hazırlayan başlıca etken, diş taşıdır. Diş yüzeyine ait olmayan bu maddeler, gerekli bakımın yapılmaması sonucunda bakteri oluşumunu destekleyerek, ilerleyen dönemlerde kalıcı hasarlara yol açmaktadır. Bu nedenle düzenli olarak diş taşlarının temizlenmesi gerekir. Kısacası diş yüzeyinde oluşan plaklarının daha önce temizlenmiş olup olmadığı, diş taşının oluşmasına engel değildir. Diş bakımı yapılmadığı sürece diş taşı ortaya çıkmaya devam edecektir.

Diş eti kanaması normaldir

Kesinlikle yanlış bir inanıştır. Dişleri fırçalarken diş etinin kanaması normal olarak kabul edilen bir durum değildir. Diş eti iltihabının en açık hali, diş eti kanamasıdır. Bu nedenle vakit kaybetmeden gerekli tedavinin yapılabilmesi için diş hekimine başvurulması önerilmektedir. Aksi halde ağız sağlığı tehlikeye girmektedir.

Ağrıyan dişe aspirin koymak iyi gelir

Aspirin ağız yolu ile alınarak kana karışan ve etkisini gösteren bir ağrı kesicidir. Ağrıyan dişe aspirin koymak, ağrıyı dindirmez. Ayrıca diş etinde yara oluşmasına neden olarak, ağrını boyutunu arttırabilir. Bu sebeple diş üzerine, doktor önerisi dışında ilaç ya da pomad sürmek önerilmemektedir.

Ağız kokusu geçici bir durumdur ve herkeste olabilir

Ağız kokusu; diş çürükleri, diş eti hastalıkları, sindirim problemleri, hatalı protez uygulamaları, ağız kuruluğu ve bademcikte meydana gelen enfeksiyon durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle normal kabul edilen bir durum değildir. Ağız kokusunun neden olduğu hastalıkların tedavi edilmesi ile ağız kokusu sorunu giderilebilmekledir.

 

 

Paylaş:
Benzer Yazılar