Ağız Kuruluğunun Tedavisi

Paylaş:

agiz1

Ağızımız vücudumuza hastalıkların girmesi için en kollay yollardan bir tanesi. Tükürüğün antibakteriyel ve fizyolojik yapısı sebebiyle hem  bir çok hastalık önleiyor, hem de ağız ve diş bakımı sağlamak mümkün oluyor. Bunun dışında tükürükle ağız içinin nemli kalması  ve pH dengesinin ayarlanmasında da görev görür. Tükürük az salgılandığı zaman, en zayıf mikroorganizmaların dahi çoğalabileceği bir ortam oluşmuş oluyor.

Tükürük, besinleri sindirmeye yardımcı olan, dişleri çürükten koruyan, ağız içinde bakterileri kontrol ederek enfeksiyonu önleyen, çiğneme ve yutmayı kolaylaştıran çok önemli bir etkendir.

Ağız kuruluğu, dişhekimliğinde  “xerostomia” şelinde anılır. Tükürük bezlerinin tükürük salgılama işlevlerinin azalması neticesi ortaya çıkar. Tükürük salgısındaki azalma ağızda oldukça ciddi problemlerin yaşanmasına sebep olabilir.

Ağız kuruluğu, tedavi edilmediği zaman ciddi problemlerin doğmasına yol açar. Günlük hayatta çok büyük bir çoğunluk tarafından ciddi alınmayan bu sorun, dişeti iltahaplanmalarına yol açar. Ağız kuruluğu; tansiyon, alerji, antidepresan,  ilaçlarının kullanımı ile veya radyoterapi ve kemoterapi  ardından kendini gösterebilir. Hastada, devam eden dilde yanma, sık sık susama, ağız kokusu, konuşmada zorluk yaşama, protez kullanmada zorluk yaşama, tat bozukluğu dudak kenarında çatlama gibi belirtilerle ortaya çıkar. Tükürük miktarındaki yetersizlik, tükürük yapısında bulunan kalsiyum ve fosfat gibi çeşitli minerallerin de azalmasına sebep olur. Minerallerin azlığı diş çürüklerinde artışa yol açar. Ağız kuruluğu bu sebeple kesinlikle ciddiye alınmalı ve kesinlikle ilgili  hekimlere  başvurulmalıdır.

Ağız kuruluğundan mustaripseniz, bu ağzınızı nemli tutmak için yeterli tükürüğünüz olmadığı manası taşır. Bu durum özellikle; sinirli, gergin ve stres(korku,panik) altında olunduğu zamanlarda daha şiddetli yaşanabilir. Ağız kuruluğu problemi hastayı rahatsız eder fakat bunun yanında, daha ciddi sorunlara sebep olabilir ya da ciddi bir medikal durumun işaret olabilir.

Nedenleri

Biyolojik yaşlılık: Bu etkili bir etkendir, fakat tek başına etkili olmamaktadır. Menopozda;hormon düzeylerinin değişmesi  kadınlarda ağız kuruluğuna sebep olabilen bir faktördür.

Sistemik hastalıklar: Astım,Troid bozukluğu,böbrek yetmezsizliği, Romatizmal hastalıklar, Sjogren’s sendromu,( gözyaşı ve tükürük bezlerin yetersizliğinden dolayı gözde, ağızda ve burunda kuruma ile belirti veren, kollagen dokunun yaygın hastalığı), bağışıklık sistemi hasarı(AIDS), Hormonal bozukluklar(Diyabet), Asabi tansiyon  geçici ağız kuruluğuna yol açabilir.

Çiğneme yetisinin azalması: Şayet beslenme alışkanlıklarınızda sıvı ve yumuşak besinler ağır basıyor ise, çiğneme işlevi azalabilir.

  • Tükürük bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması.
  • Ağızdan nefes almak.
  • B kompleks vitaminlerinin eksikliği.

Radyoterapi ve Kemoterapi: Kanser tedavisi için uygulanan ilaçlar tükürüğü kalınlaştırır. Bu şekilde de ağızda kuruluk hissine yol açar. Baş ve boyun etrafındaki tümöral oluşumlar tedavisinde uygulanan Radyo terapilerede mevcut oluşan ısının tesiri ile ağız ortamında tükürük bezleri atrofiye uğrar. Bu sebeple de tükürük akışında azalma meydana gelir.

İlaçlar : 400’ün üstünde ilaç türü ağız kuruluğu yapar; depresanlar, diüretikler, tansiyon ilaçları, antihistaminikler, burun açıcılar, ağrı kesiciler gibi.

Kafein ve alkol tüketimi: Birçok pipo, puro ve sigara içicisinde ağız kuruluğu oldukça yaygın şekilde görülür.

Belirtileri

  • Dilde yanma hissi
  • Özellikle kuru yiyecekler için yeme zorluğu
  • Konuşma zorluğu
  • Sık sık  susama
  • Protez kullanmada zorluk.”özellikle hareketli ve tam protezlerde”
  • Dudaklarda çatlaklar ve kuruluk
  • Kötü ağız kokusu
  • Aft
  • Tat almada azalma, bozukluk, metal tadı
  • Burunda ve boğazda kuruma

Ağız kuruluğu neden tedavi edilmelidir?

Tükürüğün az olması ciddi sorunların yaşanmasına öncülük eder, bunlar:

Bakteri plağı ve besin artıkları birikebilme ortamı bulur. Bu, dişeti hastalıkları ve çürüğü hızlandıran bir etkendir. Tükürüğün tek başına yıkama-temizleme işlevi diş yüzeylerini temiz tutmayı sağlar.Ağız kuruluğu zaman bu işlev yerine getirilemez.

Tükürük çürükleri engeller, diş yüzeyinin temizlenmesini sağlar ve asitleri nötralize ederek ağız ortamında, pH dengede tutulmasını sağlar. Bu şekilde diş  çürükleri de önlenmiş olur.

Özellikle hareketli bölümlü  ya da tam protez kullanan kişilerde sık sık  mukoza irritasyonları, ve epitel atrofiyedir ve bu sebeple enflamasyon, çatlama ve ülserasyona yol açılabilir.

Ağız Kuruluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Ağız kuruluğunu tedavi etmenin tek kalıcı yolu, bu soruna yol açan sebebi tedavi etmektir. Ağız kuruluğunun sebebi ilaçlarsa, doktor, reçeteyi ya da ilacın dozajını değiştirebilir. Tükürük bezleri düzgün bir biçimde çalışmıyor ancak yine de biraz tükürük üretmesi mümkünse, doktor, tükürük bezlerinin  daha iyi çalışmasını sağlayacak bir ilaç yazabilir.

Ağız kuruluğunun nedeni ortadan kalktığı zamana dek ya da bu sorun hiç ortadan kalkmayacak ise, ağzınızı farklı şekillerde nemlendirebilmek mümkündür. Diş hekimi, hastaya yapay tükürük gibi ağız nemlendiricileri verebilir. Hareketli ya da tam protez kullanma durumu mevcut ise, protezler çok temiz olmalı, ağız hijyenine en yüksek seviyede özen gösterilmeli, beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmeli ve gerekirse alt protezlere yapay tükürük  bırakılacak yerler uygulanmalıdır.

Kahve, çay ya da bazı sodalar gibi ağız kuruluğuna sebep olabilen kafeinli içeceklerden uzak durmak gerekir.Tükürük akışını uyarmak adına şekersiz sakız çiğnemek ya da şekersiz sert şekerler emmek işe yarayacaktır.

Ağızda kurumaya sebep olacağı için tütün ya da alkol kullanmaktan uzak durulmalı.

Baharatlı ya da tuzlu besinlerin kuru ağızda ağrıya yol açabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Geceleri nemlendiriciler kullanılmalıdır.

Herkes zaman zaman ağzında kuruluk yaşayabilir. Bu his devamlı oluyorsa ve bitmiorsa, tükürük üretiminde bir sorun olduğu akla getirilmelidir.

Ağız kuruluğu nasıl kontrol altına alınır?

  • Sık sık yudum yudum su içmek gerekir. Mümkünse gece yatarken yanında sıvı içecek, su bulundurmak.
  • Şekersiz sakız çiğnemek.
  • Sigara, alkol, şekerli yiyeceklerden kaçınmak.
  • Yaşanılan mekanın nemini, ısısını ayarlamak.
  • Gerek duyulursa, eczanelerden temin edilebilen yapay tükürük tabletleri kullanmak.
  • Bakteri plağını kontrol altında tutmak.
  • Floridli diş macunu, jel, gargara kullanmak.
  • C vitamini kullanmak.
  • Bileşiminde alkol ve sodyum lauryl sülfat bulunan ağız ve diş bakım ürünlerini kullanmamak.
Paylaş:
Benzer Yazılar