Ağız Kokusuna Bilimsel Yaklaşım

Paylaş:

 

Ağız kokusu insanları oldukça fazla etkileyen sorunlardan biridir. Bu sorun her zaman bir hastalık olarak algılanmaz. Ancak bazı durumlarda, önemli hastalıkların habercisi olarak kabul edilir. Bu sorun kişinin sağlığını etkileyebildiği gibi, sosyal yaşamını da olumsuz olarak etkiler. Kişinin özgüvenini olumsuz olarak etkileyen, psikolojisinin bozulmasına neden olan ağız kokusu, tedavisi olan bir sorundur. Ağız kokusu değişik nedenlerden oluşabilir. Bunun en önemli sebebi diş fırçalamadan sonra dişlerin yüzeyinde biriken bakterilerdir. Bakterilerin birikmesi ağızda kötü bir kokuya neden olabilir. Bu sırada ağzın içinde yeteri miktarda tükürük salgısının olmaması nedeniyle, besin artıkları ve bakterilerin yok edilmesi mümkün olmaz. Bu yüzden ağız kokusuna zemin hazırlanır. Halitosis olarak tanımlanan gerçek ağız kokusu için gereken önlemler alınmalı ve uygun şekilde tedavi edilmelidir.

Ağız kokusu nedenleri arasında neler etkili olur?

  • Sinüs ve akciğerlerden kaynaklanan enfeksiyonlar ağız kokusuna yol açabilir.
  • Diyabet hastalarında meydana gelen ağız kokusu aseton kokusunu andırır
  • Böbrek yetmezliği olan hastalarda balık kokusuna benzeyen kokular
  • Karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda ağız kokuları meydana gelebilir.
  • Metabolizma bozukluğu olduğunda meydana gelen ağız kokuları oldukça zor tespit edilir.
  • Ramazan ayında oruç tutanlarda, diyet yapanlarda, açlık olduğunda ağız kokusu meydana gelebilir.

Ağız kokusu bilimsel olarak kaç türlü olur?

Fizyolojik kökenli ağız kokusu: Sağlıklı insanların bile bütün gece uyuduktan sonra sabahları kalkınca sindirim kanalında biriken gazlar ya da dil sırtında üreyen bakterilerden dolayı ağız kokusu oluşabilir.  Bu tür ağız kokularının önlenmesi için diş fırçalama sırasında dil sırtının da fırçalanması, şekersiz sakız çiğnenmesi ve ağız içi bakımında arada bir çinko barındıran ağız gargaralarının kullanılması tavsiye edilir. Beslenme kaynaklı görülen ağız kokularının da fizyolojik ağız kokusu olduğu söylenebilir. Beslenmesinde sarımsak ve soğan gibi kokulu yiyeceklerden tüketen kişilerde oluşan ağız kokusu bu tür kokulardır. Bu ağız kokusu bir hastalık olarak değerlendirilmediği için, ağız kokusunu önlemek için tedbirler alınması yeterli gelir.

Psikosomatik kökenli ağız kokusu: Bu türdeki ağız kokularında hastaların yakınması olmasına rağmen, gerçekte bir ağız kokusu bulunmaz. Bu sebeplerden dolayı ağız kokularının bu türleri diş doktoru ve psikiyatrist yardımıyla tedavi edilmelidir. Burada kişilerde meydana gelen ağız kokusu değil, aslında bir koku korkusu olduğu söylenebilir.

Patolojik kökenli ağız kokusu ( Gerçek ağız kokusu): Bu türden ağız kokularında hastalar tarafından tolere edilen, kabul edilen ya da ağız kokusunun farkında olunmaması gibi durumlar yaşanır. Bu türler gerçek ağız kokusudur. Bunun olduğu hastalar genellikle doktora tedavi için gitmeyi tercih etmez. Patolojik ağız kokuları 3 grup halinde ayrılır.

  • Doktor tarafından teşhis edilenler: Bu grupta olanlar ağız kokusunu kendisi tayin ederler. Bu hastalar diş doktoruna yaptıkları rutin ziyaretlerde doktorun uyarısıyla ağız kokusunun tedavisine başlarlar. Ancak bu hastaların sadece % 20 lik kısmı diş doktoruna gider. Kalan hastalar ağız kokusuyla yaşamaya devam eder.
  • Ağız kokusu çevresi tarafından fark edilenler: Bu grupta olan hastalarda ağız kokusunu arkadaşlar ya da yakınlar tarafından tespit edilir. Bu türden ağız kokusu bulunan hastaların yarısı rutin diş doktoru ziyareti yapar.
  • Diğer grup ise: Bu grupta olan hastalarda olan ağız kokusu bir şüphe sonucunda ya da bir tahminle ortaya çıkar. Bu gruptaki hastalar ağız kokusu için büyük bir oranda rutin diş doktoru ziyaretlerini ihmal etmeden yaparlar.

Ağız kokusu nereden kaynaklanır?

Ağız kokusu kişilerde ağız boşluğundan kaynaklandığı gibi, sindirim problemlerinden, kulak burun ve boğazda olan sorunlardan ve bağırsak gazlarından oluşabilir. Bunun neden kaynaklandığı hakkında bazı araştırmalar yapılmalıdır. Çünkü bunun tespit edilmesi, ağız kokusunun tedavi edilmesini sağlayan etkenlerden biridir. Yapılan tespitlerde ağız kokusunun % 87 oranında ağız boşluğundan meydana geldiği belirlenmiştir. Bu sebepler arasında dil, diş eti iltihabı yani gingivitis, periodontis  gibi etkenler yer alır. Bu etkenler ağızda kokuya ayrı ayrı etkili olabildiği gibi, birkaçının birleşimi de ağız kokusuna sebep olabilir. Bu şekilde oluşan ağız kokuları doktor tarafından ilk muayenede belirlenebilir. Hastalarda yapılan rutin diş muayenesi sırasında, dişlerin ve diş eti dokularının durumu teşhise yardımcı olan unsurlardır. Diş etlerindeki iltihaplı ve şiş görünüm ağızda meydana gelen kokunun sebebini belirler. Bu şekilde ağız boşluğundan kaynaklanan kokuları önlemek için bazı önlemler alınabilir.

  • Ağız sağlığında dişlerin ve diş etlerinin bakımlı olmasına, sağlığının korunmasına dikkat edilmelidir.
  • Ağızda dişlerde olan protezlerin ve köprülerin diş doktoru tarafından sürekli kontrol edilmesi gerekir. Bu yüzden diş doktoru ziyaretleri ihmal edilmemelidir.
  • Bu tür kokulardan yakınan kişilerin şekersiz sakız çiğnemesi ve tarçın tüketmesi faydalı olacaktır.
  • Ağız kokusunu önlemenin bir yolu da, bol miktarda su içmektir.
  • Ağız kokusu çeken kişilerin burun tıkanıklığı sorunlarında dikkatli olması gerekir. Bu şekilde uyunması ağızdan nefes almaya sebep olacağından ağızda kuruluğa ve ağız kokusuna neden olabilir.
  • Günlük olarak basit şeker tüketiminin azaltılması ağız kokularını önlemeye yardımcı olabilir.
  • Beslenme sırasında besinlerin iyi çiğnenmesi, ağızda kalan besin artıklarına engel olacağından kokuya neden olmaz.
  • Dişlerin bakımı sırasında diş fırçalamanın yanı sıra, diş ipi kullanılması besinlerin dişlerden temizlenmesine yardımcı olacağından, ağızda oluşacak kokulara engel olur.
  • Sigara içmenin ağızda kokuya sebep olacağı unutulmamalıdır. Bu yüzden sigara içmeye son vermek gerekir.

Ağız kokusunun tespit edilmesi nasıl olur?

Ağızda meydana gelen kokunun kaynağı sülfür gazlarıdır. Ağızda meydana gelen kokunun ölçüldüğü halitometre cihazıyla aynı zamanda meydana gelen kokunun oranı belirlenir. Yapılan tespitle ağız kokusunun derecesi belirlendiğinde, bunun nereden kaynaklandığını tespit etmek kolaylaşır. Halitometre ile yapılan tespitlerde ağız kokuları bazı sınıflara ayrılır. Bu sınıflandırmalardan iki tanesi ağız boşluğundan kaynaklanan kokular, bir tanesi mide sorunlarından kaynaklanan ağız kokuları, diğer grup akciğerlerdeki sorunlardan kaynaklanmış olan ağız kokuları, bir tanesi psikosomatik kökenli ağız kokularını ve en son grup ise sağlıklı kişilerde bile olabilecek sabahları oluşan ağız kokularını belirlemeye yardımcı olur.

Ağız kokusu ölçümünde değerleri etkileyen faktörler nelerdir?

  • Hastaların ağız kokusu ölçümünden önce, hastalara ağız kokusuna yol açacak besinler tüketmemesi önerilir.
  • Hastaların ağız ölçümünden en az 8 saat önce yemek yemesi durumunda ölçülen değerler olduğundan farklı çıkacaktır.
  • Hastaların ağız ölçümü yapılmadan önceki 3 saatlik sürede su içmesi normal kabul edilir. Ancak daha yakın sürede su bile içilmemelidir. Bu etken bile ölçüm değerlerinin hatalı olmasına neden olur.
  • Hastaların ağız kokusu ölçümüne giderken kolonya, parfüm gibi kokuları kullanması halinde ölçüm değerleri yanıltıcı olur.

Ağız kokusunu tedavisi nasıl yapılır?

Kişiler ağız kokusu çekiyorsa, öncelikle bunun kaynağı belirlenmelidir. Buna neden olan etkenin ortadan kaldırılması ağız kokusunun önlenmesi için yeterlidir. Ağız boşluğu içinden kaynaklanan kokuların tespit edilmesi halinde, kişiye ve gereksinimlerine göre uygun bir tedavi yöntemi belirlenir. Sindirim sistemi, boğaz, kulaklar gibi etkenlerden meydana gelen ağız kokularında, bu hastalara uygun bir tedavinin uygulanması ağız kokusunu kesecektir. Ağız içinde kalmış olan gıda artıklarının düzenli olarak temizlenmesi, ağız içinde birikmiş olan bakterilerin iyi bir bakımla yok edilmesi ağız kokusunun önlenmesi için tedbir amaçlı uygulanabilir. Çünkü ağız içinde biriken bakteriler ağız kokusuna neden olan önemli bir unsurdur. Ağız kokusu kişinin iyilik halini bozan bir unsur olarak kabul edilmelidir. Dolayısıyla bunun bir hastalık olarak algılanması, tedavisi için gereken çabanın gösterilmesini sağlayabilir.

Ağız kokusu kimlerde tedavi edilemez?

Kişilerde olan ağız kokusu sabahları meydana geliyorsa, bu bir hastalık olarak kabul edilmediğinden tedavi edilmez. Ayrıca yeni başlayan ağız kokusu da tedavi edilmez. Bunun sebebi kişide vücut floralarının kısa süreli değişim yaşamasıdır. Bu bağışıklık sisteminde yaşanan adaptasyon sürecinde gerçekleştiğinden, bu tür sorunlar belli sürelerde dalgalanmaya neden olabilir. Bu hastalık olarak değerlendirilmediğinden, tedavi edilmez. Diş fırçalamayı yapmayan, ağız bakımına özen göstermeyen kişilerde oluşan ağız kokusu tedavi edilmez. Çünkü bu tedavide doktor gereken başarıyı sağlayamaz ve hastanın mutsuzluğu artar. Ağız kokusu olan hamilelik döneminde kokuyu önlemek için bir tedavi uygulanmaz. Doğum sonrasında annenin metabolizmasının normale dönmesi ve bebeğin yaptığı baskının ortadan kalkmasıyla ağız kokusu kendiliğinden ortada kalkar. Bu süreçte ağızdaki kokuyu örtmek için alkolsüz ağız gargaraları kullanılabilir. Bu bir tedavi şekli değildir. Ancak bu dönemde kişilerin iyi halini devam ettirecek bir önlemdir. Ayrıca kanser, şeker hastalığı, siroz gibi hastalıkları olan kişilerin ağız kokusu tedavi edilemeyebilir.


www.dentaluna.com internet sitesinde yer alan tüm açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirmeler kesinlikle tıbbi muayene ve tanı yerine geçmez
Paylaş:
Benzer Yazılar